Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Yeni cerrahi teknikler ve hastalar…

Yeni cerrahi teknikler ve hastalar…



Yeni cerrahi teknikler ve hastalar…

Bir Doktorun ‘İlk’i Olmak İster miydiniz?

İlk aşklar unutulmaz. Dudakların birbirine ilk kenetlenişi, ilk öpüşme… İlk cinsel deneyim…

İlk aşklar genelde hep tatlı, hoş bir anı olarak kalır hafıza albümünde… Sonları bazen ihanet, bazen hiç kavuşamama olsa da.

Birinin ilk aşkı olmak, ilk aşkı yaşamak güzeldir. Peki ya bir doktorun ‘ilk’i olmayı ister miydiniz? Bir cerrahın yeni bir ameliyat tekniğini ya da yeni bir girişimsel yöntemi uygulayacağı ilk hastası olmayı arzu eder miydiniz?

DOĞAL BOŞLUK CERRAHİSİ

Tıptaki gelişmeler hızla ilerliyor. Karında geniş kesi açmadan birkaç küçük delikten girilerek yapılan laparoskopik (kapalı) ameliyatlar … Göbek deliğini kullanarak tek kesi ile yapılan laporoskopik ameliyatlar (SILS)… Robotik cerrahi uygulamaları…

Dünya tıbbında şimdi de doğal boşluk cerrahisi (NOTES) tartışılıyor. Karın bölgesinde hiç iz bırakmadan ağız, anüs, vajina gibi doğal boşluklar yoluyla iç organlara ulaşılmasına dayanan bu yöntem 21. yüzyılın cerrahisi olarak nitelendiriliyor.

Tıptaki gelişmelerden hastaların faydalanabilmesi açısından cerrahların bu konuda eğitim almalarının ve deneyim sahibi olmalarının önemini kimse inkar edemez. Elbette bir cerrahın yeni bir yöntemi Türkiye’de hastaların hizmetine sunabilmesi, deneyim kazanabilmesi için ilk uyguladığı vakalar olacak. Elbette cerrahi yöntemler konusunda meslek içi eğitim kurslarında hekimlere vaka örneğinde eğitim verilecek. Burada can alıcı nokta, hastanın ilk olduğunu bilip bilmemesi… Diğer önemli nokta ise bir hastanın maddi ve sosyal imkansızlıklar nedeniyle, aslında bir bakıma deney tahtası olmaya çaresiz boyun eğmesi…



YENİ CERRAHİ TEKNİKLER İLK KİMLERDE DENENİYOR?

Bir cerrah dostuma bu konuyu sordum. “Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nın gelmesinden sonra, en küçük tıbbi girişimlerde bile karşılaşılabilecek muhtemel komplikasyonlar konusunda sağlık kuruluşlarında hastaların bilgilendirildiğini ve hastalardan ya da hasta yakınlarından onam (yazılı izin) alındığını belirtti.

“Artık hastaların uygulanacak cerrahi yöntem için ilk vaka oldukları konusunda da bilgilendirilmeleri zorunluluk haline geldi. Aksi takdirde bir komplikasyon olması halinde hekim suçlu olur, ciddi anlamda tazminat ödemek zorunda kalabilir” dedi.

Cerrah dostuma, hastaların bilgilendirmelerinin zorunluluk olmadığı birkaç yıl öncesini sordum. Aldığım yanıt son derece düşündürücüydü:

“ Yeni cerrahi teknikler sosyal güvencesi olmayan, maddi durumu yetersiz hastalara uygulandı yıllarca. Hastaların bir kısmı ilk vaka olduklarını bilir ama bir üniversite ya da devlet hastanesinde ücretsiz ameliyat olma şansına kavuşmak için bu durumu kabul ederdi. Ne yazık ki ilk vaka olduğunu bilmeyen pek çok hasta da oldu. Bunlar genellikle sosyal güvencesi olmayan, şehir dışından gelmiş, okuma yazması olmayan kişiler arasından seçilirdi. Bu Amerika’da da çok yaygın. Amerika’da da pek çok cerrahi teknik üzerine ilk uygulamalar Peru, Hindistan gibi ülkelerde yapılıyor.”

Cerrah arkadaşımın anlattıkları aslında şu anlama geliyor. Parası ve sosyal güvencesi olanlar hasta haklarından faydalanıyor. Paran ve sosyal güvencen yoksa hasta olarak bilgilendirme hakkın da bulunmuyor.

Bu noktadan bakıldığında tıbbi kötü uygulamalarla ilgili yasal düzenlemeler iyi ki getirilmiş diyorum. Zengine, sağlıkta sosyal güvencesi olana ilişmeyen; maddi imkanı ve sosyal güvencesi olmayanları bilgilendirmeden denek olarak kullanan sistemi kim savunabilir?




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.