Anasayfa / Kadın Sağlığı / Vücut Bakımı İçin Temel Öneriler

Vücut Bakımı İçin Temel Öneriler



SPA

Orijinal adı ile “Sanitas Per Aquam” (SPA) yani “Sudan Gelen Sağlık”, Romalılardan bugüne kadar uygulanan su terapilerine verilen isimdir. Su ile iyileşme, suyun kullanımından gelen sağlık, suyun sıcak, soğuk ve farklı biçimlerde (akıtma, damlama, duşlama, püskürtme) uygulanması ile kazanılan dinlenme ve ferahlama duygularının edinildiği bütünleyici terapi anlamında kullanılmaktadır.

Evde de kendi SPA deneyiminizi yaşayabilirsiniz.

Bunun için su ve buhar İkilisini yaratabileceğiniz bütün düzenekler yeterlidir. SPA’yı Romalılar sahiplenmiş olsa da bin yıldır. Hamam geleneği ile bunu en güzel yaşayan ve yaşatacak olan bizleriz. Düzenli kese yapmak, aromatik kokularla banyo ritüelleri yapmak hatta sıcak su dolu tencerenin 80 cm. üstüne başınızı örtü ile kapatıp yüzünüzü iki-beş dakika bu buharda tutarak buhar banyosu yapmak bile SPA’dır.

vucut-bakimi

MASAJ

Kan dolaşımını hızlandırarak gevşemiş cildi sıkılaşürır. Toksinleri hücrelerden uzaklaştırır, böylece daha fazla besin öğesinin vücutta dolaşımma olanak sağlar. Selülit oluşumunu engeller.

Düzenli ve ritmik uygulanan basınç kan dolaşımını hız-landınp cildin beslenmesini sağlar.

Peeling: Vücut peelingleri ölü deriyi atarak alttan taze derinin çıkmasına olanak sağlar. Böylelikle kolajen uyanlır, cilt daha sağlıklı ve sıkı olur.

Göz Bakımı

Göz çevresine ait en önemli iki sorundan biri torbalanma, diğer sorun ise mor halkalardır. Yaşm ilerlemesiyle beraber yüzdeki yağ doku erimeyle birlikte aşağı doğru kayar ve gözaltında yanak arasındaki bölgede doku kayıplan başlar. İşte bu dönemde gözyaşı kanalı dediğimiz bu bölgede beliren hafif gölgelenmelerin önüne geçmek gerek. Bu da ancak kaybolan dokunun yerine konması ile sağlanabilir. Yani ya hyaluronik asit dolgu ya da kendi yağınızın enjekte edilmesi.

Diğer taraftan göz kapağı elastikiyeti azaldığından ve yağ doku aşağıya doğru kaymaya başladığından torbalanmalar oluşmaya başlar. Bu belirtiler başlar başlamaz cildi sıkılaştırıcı ürünlerle birlikte kombine lazer uygulamalan ile deformasyonu en aza indirmek ve yaşlanma hızını azaltmak gerekir.

Gerek göz altı torbalan ve mor halkalar kaz ayağı çizgilerine oranla yüzü daha yorgun ve kişiyi mutsuz gösterir.

Göz alti koyu halkalar da en yoğun yaşanan sorunlardandır. Genetik yatkınlık, yanlış beslenme, uykusuzluk, alerjik hastalıklar, alkol ve sigara tüketimi, güneş haşan gibi etkenler bu durumu oluşturan ve artıran etkenler.

Göz altı morluğundan, koyu halkalardan mustarip olanlar; günlük hayatınıza almanız gereken rutinler var. Mor halkalara neden olan ya da artıran etkenlerden uzak durmalısınız.

Yeterli uyku almalı ve uyku esnasmda yüksek yastık kullanmalısınız.

Her sabah ve akşam cildiniz temizken her iki elinizin orta parmağını kullanarak burun yani göz kapağınızın içinizden başlayarak göz altınızdan şakaklara doğru seri halde masaj uygulayın Otuz-kırk defa bunu tekrarladıktan sonra birkaç dakika şakaklarınızı ovun. Dolaşımı hızlandırarak cildin beslenmesini artırıp bu bölgeye giden kan akımını artırıp oksijenlenmesini böylelikle koyu cildin nispeten açılmasını sağlarsınız.

Bununla birlikte kullandığınız göz çevresi ürününün içinde K vitamini olmasına özen gösterin.

K vitamini de dolaşımı hızlandıran etkiye sahiptir. Göz altı morluğu şikayeti olanlar çinkodan zengin beslenmelidir.

Birçok peeling çeşidi olmakla birlikte TCA orta derinlikte peeling ile de yüz güldürücü sonuçlar çıkabiliyor.

Göz alü morluğu ve koyu halkalar için kendinizin yapabileceği uygulamalara ilave olarak hekim ve ilgili uzman tarafından uygulanan medikal uygulamalar mevcut. Mesela göz çevresi lazer yöntemi.

Göz çevresi ve özellikle göz alü için üretilen yeni nesil ışık dolguları da bu sorunun çözümünde önemli bir adım.

Dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise; göz çevresi için uygun olmayan dolguların asla uygulanmaması. Çünkü bu bölge çok hassas olduğundan göz çevresi için uygun dolgular uygulanmalıdır.

El Bakımı

Ellerimizi korumak için yapmamız gereken en önemli iki şey yeterli nemlendirmek ve güneş koruyucusu kullanmak.

Unutmamalıyız ki eller yaşı ele veren en önemli ve en göze çarpan, ancak korumak için en çok unuttuğumuz organımız.

El estetiği konusunda ayrıca detaylı bilgi göreceksiniz.

Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte ve hatta yumuşak diş fırçalarının kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir.

Haftada en az bir kere diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin. Diş ipi bakterileri kontrol altına alarak diş eti hastalıklarını önler. Diş ipi kullanmazsanız diş arasmda kalan yiyecek artıklarının çürüyerek ağız kokusunu artıracağını unutmayın.

Diş ve ağız bakımmda da beslenmenin önemi tartışılmaz bir gerçek. Koyu yeşil yapraklı bitkiler, diş eti sağlığı için önemli olduğu gibi istenmeyen ağzı kokusunu önlemede de oldukça faydalı.

Saç Bakımı

Yeni doğan bir bebeğin saç yapısı yetişkin bir insanla aynı değildir. Vücudumuzda beş milyon tüy vardır ve ayrı yapılardadır, yaklaşık yüz bin tane olan saç telimizin yapısı ve gücü diğer tüylerden farklıdır.

Saçlar, çok ince olmasına rağmen oldukça büyük bir alan kaplarlar. Birbirine sürtüldüğü zaman negatif, durgun bir elektrikle yüklenirler, bu sebeple pozitif yüklü maddelere doğru çekilir. Sebum (yağ) bezleri ile bağlantılı olduklan için kirlenirler.

Saçlanmız yumuşak ve güçlüdür; ama, zarar görebilir ve kırılabilirler. Fazla nem, vücut içindeki dengesizlikler, sağlıksız beslenme, dıştan gelen etkenler (kötü maddeler kullanma, özen göstermeme), bazı ilaç tedavileri, saçlara zarar vermektedir.

Saç normal olarak günde ortalama 0.3 mm. uzar (ayda bir ila bir buçuk cm.) kadınlarda bu uzama erkeklere göre daha hızlı olmaktadır.

Bir saç teli, üç ile dört sene uzar; sonra durulur. Bir ila üç hafta daha sonra ise ölür, fakat hemen düşmez ve üç ay boyunca başımızda kalır. Bu arada yeni bir saç çıkmaya başlar, bu sebeple, devamlı saçımız döküldüğü halde saçsız kalmayız.

Günde elli ila yüz saç teli dökülmesi normaldir. İlkbahar ve özellikle sonbaharda daha çok saç dökülür.

Vücudumuzun diğer bölümleri gibi saçlarımız da zamanla yaşlanır, incelir ve zayıflar

Sağlıklı saçlara sahip olmanın en temel yolu, sağlıklı saç derisine sahip olmakür. Sağlıklı beslenme ve doğru saç bakımı size sağlıklı saçlan sunacaktır.

Saç kökünün çevresi kolajenle çevrilidir. İnce damarlarla saçın sağlıklı olması için gereken besini vitamin ve minerali iletirler. Saçlarınız yağlı değil kuru ise saçın her gün yıkanması saç derisindeki doğal yağların hasarına neden olabilir. Su, saç yüzeyindeki pulların altında hapsolur. Yeni yıkanmış saçın kuruması da bu yüzden uzun sürer. Bu boşlukların hafif yağ ile dolu olması kuruma süresini azalür. Su ve yağ birbirinden ayrı olduğundan kuruması gereken nem sadece yüzeydeki nem olur. Evde saç bakımında kullanabileceğiniz saç bakım yağlan olabileceği gibi hazır bakım ürünlerinden de fayda görürsünüz.

Argan ve kenevir yağı, parlaklık, avakado yağı saçın kınl-masıru önlemeye yardıma olur, zeytinyağı saçı nemlendirir, bademyağı saça sağlık verir, Hindistancevizi yağı saçı güçlendirir. Günümüzde teknolojilerle geliştiren formüller ve hazır ürünler ise bitkisel yağları daha etkin kılıyor.

Saçlarm en savunmasız anı ıslak olduğu zamanlardır. Havluyla yapüğınız sert hareketler saç telinin kırılmasına neden olur. Havluyla yapüğınız hafif hareketlerle saçınızı kurutun. Saçlarmızı düzenli olarak kestirmek hızlı uzamasını sağlamaz, sadece kırıkların giderilmesini sağlayarak daha sağlıklı bir görünüm kazandırır. Ayrıca saçlarınızı her gün dakikalarca fırçalamak saçlarınızın kırılmasından başka bir sonuca yaramaz.

Mümkün olduğunca saçlarınıza hassas ve nazik davranın.

Selülit Gerçeği ve Bakımı

Selülit denen şey cilt yüzeyinin altında biriken düzensiz yağ depolanmasından başka bir şey değildir.

Genetik yapı ve hormonlar selülitin kaderini belirler. Az su tüketmek, sürekli oturmak ya da uzun süreli ayakta durmak, dar pantolonlar giymek selülit oluşumunu artmr. Selülit derecelerine bağlı olarak değişkenlik göstermekle beraber yüzde doksan beş kadınlarda, yüzde beş erkeklerde görülür.



Kimilerine göre selülit portakal kabuğu görünümünde, kimilerine göre engebeli arazi. Malumunuz selülit kadınların kabusu. Hele bahar aylan gelip çattı mı yaza hazırlık faslında bir telaş sanyor herkesi.

Biraz selülit kadı kızında da var. “Gossip Girl” diye herkesin ağzını açıp hayranlıkla seyrettiği dizideki Blair’in bacaklan bir hayli çarpık ve üst bacak selülitli, Serena’nın selüliti var, üstelik boynu bir hayli derin çizgilere sahip.

Selülitli olmaya dünyanın sonuymuş gibi bakmayın. Kusur olarak gördüğünüz şeyler, genel geçer estetik kaygılar içinde bir moda haline gelen içi boş kaygılar olmasın.

Bebeklerin poposunu sıktığınızda bile portakal kabuğu görüntüsü oluşur. Değil ki bizde niye olmasın!

Birçok yağlı dokuyu sıktığınızda zaten bu görüntü olacak-ür. Aynca otururken sandalye baskısı veya bir bacağın diğer bacak üzerinde oluşturduğu baskıda da yine aynı görüntü oluşacaktır.

Bir kere selüliti olan kadın neşelidir, dişidir bunu unutmayın.

Normal duruş esnasındaki hafif dalgalanma görüntüsü son derece normaldir.

Yoğun selülit estetik kaygıdan öte artık bir dolaşım bozukluğu sorunu olarak ele alınmalıdır, ki Batılı toplumlardaki yaklaşım böyle. Bu dalgalanmalar bariz çukurlara dönüştüğünde ve görsel olarak rahatsızlığından ziyade ciddi bir dolaşım problemi yaratacağından öncelikle sağlığınız açısından önemlidir. Hafif selülitleri abartıp yoğun tedavi programlarına girerek yüzeysel kılcal damarlara zarar vermemeye dikkat edin.

Bir doktora danışmadan kafanıza göre cihaz seçimi yapmayın.

Cilt yüzeyinin dokunuzun bir uzman tarafından görüldükten sonra ilgili cihaza girmenizde fayda var.

Beslenmenize, aktivitenize dikkat etmiyorsanız mevsimlik geçici çözümlerle cilt elastikiyetini ileriye yönelik bozarsınız.

Az yiyerek bol su tüketmediğiniz sürece selülitle barışık yaşamayı öğrenmelisiniz.

Eğer bol su içiyor, sağlıklı besleniyorsak güncel selülit tedavi yöntemlerinden faydalanabilirsiniz.

Pek çoğunuzun bildiği gibi selülit, cilt altı yağ dokusunu ve küçük damarlan ilgilendiren bir sağlık sorunu. Selülit, özellikle, kalça, basen ve baldır gibi yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşuyor. Selülit oluşumunun başlıca nedeni, yağ dokusu ve mikro dolaşımdaki değişiklikler. Genetik yatkınlıklar, sık yaşanan kilo değişimleri, hormonsal faktörler, düzensiz beslenme ve yaşam biçimi, kullanılan bazı ilaçlar ve stres selülit oluşumuna katkıda bulunan başlıca faktörlerden.

Selülit 1., 2., 3. ve 4. olmak üzere evrelere aynlıyor. 3. ve 4. derece selülitlerin tedavisi oldukça zor ve daha akademik yaklaşımlar içermelidir.

Güncel selülit tedavi yöntemleri ise 1. ve 2. derece selülitler için geçerli.

Güncel Selülit Tedavi Yöntemleri

Endermolab: Yıllardır varolan Lpg teknolojisinin yenilenmiş hali. Yüzeysel kılcal damarlarınız varsa bu tedaviden uzak durmalısınız. Onun dışmda lenf drenajı ve selülitlerin dağılması açısından fayda görebilirsiniz.

Endermoloji, mekanotransdüksiyon (bir hücrenin mekanik bir uyanyı bio-kimyasal uyanya çevirmesi) yöntemi ile hücresel uyanm yapan çok ayrıcalıklı bir tekniktir. 1986 yılında LPG tarafından bulunan güzellik ve terapotik amaçlarla kullanılan bu teknik, bağ doku transformasyonu için doğal bakım sağlar. Haftada iki defa on-on iki seans.

Akustik wave terapi: Türkiye’de yaklaşık beş yıllık bir mazisi var. Cihaza girdiğiniz dönemlerde bol su ve yürüyüşle desteklerseniz oldukça fayda görürsünüz.

AWT selülitin başlıca iki nedeni üzerine etki gösteren tek uygulamadır. Şok dalgalan hem fibröz septa ve yağlatın alt dermiş içinde oluşturduğu çıkıntılar üzerinde etki gösterirken, hem de üretilen şok dalgalan deriden ve yağlardan geçerek fibröz septayı kolajenden ayırarak deriyi serbest bırakmakta ve bu sayede daha düzgün bir yüzey oluşmasını sağlamaktadırdır.

Haftada iki olmak koşulu ile ortalama üç haftalık bir programdır.

Radyo frekans: Yeni rf teknolojileri selülit programlarında oldukça yüz güldürücü. Radyofrekansta temel prensip su içeren bütün dokuları kontrollü bir şekilde ısıülıyor ve hücrelerdeki su moleküllerini harekete geçiriyor, sürtünme etkisiyle o bölgenin ısınmasını sağlıyor. Isı aşağı yukarı 42-45 derece civarına ulaşıyor. Kolajen doku hasar gördükten sonra vücut o dokuyu onarmak üzere harekete geçiyor. Isınma olduğunda o bölgedeki kolajen dokusu belirli bir ölçüde hasar görüyor ve yeni kolajen dokusu üretiyor. Bu da o bölgedeki dalgalı görünümün “bir ölçüde kaybolmasını” sağlıyor. İşlem sırasında sürekli olarak bir lazer termometresiyle dokudaki sıcaklığın ölçüldüğü ve ona göre uygulamaya devam edildiği, hastalarınsa belli bir sıcaklık hissettiği ancak bunun kesinlikle yanma olarak tanımlanamayacağı belirtmek isterim. Radyo frekansın kullanıldığı yöntem haftada bir kez olmak üzere en az on-on iki seans boyunca devam ettirilmeli.

Bio cavitasyon: Özel selülit programlı modül seçenekleri selülit tedavisinde etkili sonuçlar gözleniyor.

Düşük frekanslı ultralyse teknolojisi ile yağ hücrelerini parçalayan bir cihazdır. Uygulama yapılan alanlarda mevcut yağ hücrelerinin zarlarını parçalar. Parçalanan yağ hücrelerinden açığa çıkan yağlar, vücudumuzda “serbest yağ asitleri” olarak dolaşıma katılır, yani kullanılabilir hale gelir. Bu dönemde düşük yağlı diyetle beslenip, egzersiz uygulayarak bu kullanılabilir yağ parçacıkları enerjiye çevrilir ve incelme gerçekleşir. Bu uygulama sırasında diğer doku ve organlar zarar görmez. On beş günde bir ortalama dört ila altı seans yapılmalıdır.

Mezoterapi: Yoğun moleküllü selülit mezoterapileri, cihazlarla kombine yapılınca iyi sonuçlar yaraülabiliyor. Duruma göre haftada bir veya iki seans olmak üzere on-on iki seans.

Dermaroller: Selülit tedavisinde evde de uygulanabilen özel el aparatı sayesinde beklenenin üstünde cevap alabilirsiniz. Hiçbir zararı yok, evde dilediğiniz kadar uygulayabilirsiniz. Sonuç alana kadar haftada bir kere veya iki kere uygulayabilirsiniz.

Prensip küçük toplu iğne başından küçük iğnelerle deride delikler açmaya dayanır. Bu hasarlar deride büyüme hormonlarının ve yara iyileşme prosedürlerinin çalışmasını sağlayarak kollajen ve -elastin liflerin yeniden oluşmasını sağlar. Herhangi doku haşan iyileşme sürecinin başlamasını sağlar. Bu iyileşme süreci dokuz aya kadar devam eder ve sonuçlar ilk haftalarda görülmeye başlar.

Kapsüller: Selülit giderici bitkisel kapsüller. Bol su ve sıkı diyetle başanlı sonuçlar alabilirsiniz.

Bütün bu tedavi seçenekleri bütçenize vaktinize acı eşiğinize göre tercih edebileceğiniz seçenekler.

Bunun dışında tek başına lenf drenajı gibi çoklu elektrotlar, ped ve kablo sistemleri basınç yatakları gibi eski teknolojilerdir. Daha etkin tedavi için daha medikal çözümler seçmeniz ve son teknolojileri takip etmeniz manüklı olacaktır şüphesiz.

Bol su içerek, az yiyerek, tempolu yürüyerek bütün bu tedavi seçeneklerindeki başan şansını yükseltmiş olursunuz.

Bunu şöyle hayal edebilirsiniz. Kireç dolu bir lavabo hayal edin. Bu kireci kazıdınız, bir şekilde çıkardınız (yani cihaz yardımıyla bunu başardınız, diyelim). Üstünden bol tazyikli su dökmezseniz istenmeyen bu atıkları gönderemezsiniz (nasılsa düzeliyor diyerek gerekenin çok altında su içerseniz) damlalar halinde su, kazman kireci tekrar yumuşatıp kalıplanmış ve düzensiz halde tekrar oluşmasma sebep olacaktır. Oysa bol tazyikli su, kazınan bütün kireci lavabodan geri gelmemek üzere gönderecektir.

Bol su için, aktivite yapın. Aksi takdirde cihaz desteği alınca selülit hafiflemiş gibi hissederseniz, ancak tekrar gelir.

Selülit tedavisinde asıl olan sıvı tüketmek değil, ortalama iki buçuk-üç litre su tüketmek ve en az kırk beş dakika düzenli yürüyüştür.

İncelmede, zayıflama teknolojilerinde de hemen hemen selülit tedavisinde uygulanan teknolojiler uyguklanmaktadır.

Her geçen gün incelme yöntemleriyle ilgili yeni bir cihaz piyasaya sürülüyor. Genel olarak içeriğinde ultrasound ve radyofrekans teknolojileri yer alıyor.

Sevgili okurlar, ultrasound ve radyofrekans sistemlerinin kombine olarak kullanıldığı incelme sistemini sizler için şöyle özetleyebilirim; opera sanatçıları çıkabildiği en tiz tonda bir cam bardağı çatlatabiliyorlar. Bu camm daha ince parçalara ayırıldığını düşünün ve bunları yağ olarak hayal edin. İşte bu sistemin ultrasound kısmı, bu cam parçacıklarının süpürülüp toplandığını hissedin… Bu da radyofrekans kısmı, sıra çöpe dökülme aşamasmda… Bu da size düşüyor, bol su!!! Bir de seanslara girdiğiniz gün en az yirmi dakika tempolu yürüyüş.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.