Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Vücudunuzdaki Yabancı Misafirler Ne Kadar Güvenilir?

Vücudunuzdaki Yabancı Misafirler Ne Kadar Güvenilir?



Meme protezlerinden dolgu maddelerine kadar

Vücudunuzdaki Yabancı Misafirler Ne Kadar Güvenilir?

Arkadaşımın telefondaki sesi endişe doluydu.

“Çok korkuyorum. Şimdi ben ne yapacağım? Ya bana kanser riski taşıyan bir meme protezi takıldıysa?” dedi.

Üst üste yaptığı iki doğum sonrasında sarkan memelerini dikleştirmek amacıyla benim önerdiğim estetik cerrahlardan birine ameliyat olmuştu. Ameliyatın sonuçlarından çok memnundu. Artık, dar ve dekolte bluzları rahatlıkla giyebiliyordu. Üstelik yatakta kendini çok iyi hissediyordu.

Fransa’da üretilen kanser riski taşıyan silikon protezlerin Türkiye’de de kullanıldığının açıklanması onu paniğe sürüklemişti. Ameliyat sonrasında doktorunun kendisine verdiği raporu bir türlü bulamıyordu. Kaybetmişti. Yurt dışında bir kongreye giden estetik cerrahına da ulamamıştı. Panik içinde beni aramasının nedeni buydu.

HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDEN ESTETİK UYGULAMALARA KADAR…

Memesine silikon protez taktıran arkadaşım gibi vücudunda çeşitli yabancı maddeler bulunan pek çok insan var. Kimi hastalıkların tedavisi için, kimi de kırışıklık, sarkma gibi estetik sorunlardan kurtulmak amacıyla yabancı materyalleri vücudunda misafir ediyor. İşte, sağlık ve estetik sorunlarımızın çözümünde etkili sonuçlar veren bazı maddeler:

•    Kalp damarlarındaki darlıkların tedavisinde stentler

•    Kalp pilleri

•    Biyonik ya da mekanik kalp kapaklan

•    Kalça ya da dize yerleştirilen protezler

•    Beyin pilleri

•    Katarakt ya da yaşa bağlı yakını görme sorunu nedeniyle göze yerleştirilen mercekler

•    Protez gözler

•    Ereksiyon sağlamak amacıyla kullanılan penil protezler

•    Testis protezleri

•    Meme protezleri

•    Estetik amaçla kullanılan protezler, dolgu maddeleri

Deri altına enjekte edilen, cilt altına ya da hastalıklı organın içine yerleştirilen bu yabancı maddelerin bazıları kalbin sağlıklı çalışmasını sağlayarak hayat kurtarıyor. Bazıları parkin-sona bağlı titremeleri önlüyor. Bazıları ise daha net ve kaliteli bir görme kazandırıyor. Bazıları da derin çizgileri, kırışıklıkları yok ediyor. Enjeksiyonla ya da çeşitli büyüklükteki cerrahi girişimlerle vücudumuza kabul ettiğimiz yabancı maddelerin zaman içinde kaybolup gidenleri de var. Uzun yıllar boyunca ya da hayat boyu bizimle birlikte olanları da…

SAĞLIK RAPORUNUZA ÇÖP MUAMELESİ YAPMAYIN!

Tıp teknolojisi hızla ilerliyor. Ancak bazı yeni yöntemlerin uzun dönemdeki sonuçları bilinmiyor.

Milyonlarca insanın kırışıklıklardan kurtulup aynalarla barışmak için yaptırdığı botoks enjeksiyonları ve dolgu uygulamalarıyla ilgili İngiliz uzmanlarının iddiaları buna en güzel örnek! İngiliz uzmanlara göre, botoks ve dolgu maddeleri uygulamadan 10 yıl sonra ağrı ve enfeksiyon gibi yan etkilere neden olabiliyor. Hemen sormak istiyorum; yüzüne dolgu yaptıran kadınların acaba kaçı doktorunun hangi firmanın, hangi ürününü kullandığını biliyor? Yoksa botoks ve dolgu uygulaması için ücrette anlaşınca, hekimine güvenince, uygulamadan memnun kalınca cilt yoluyla vücuduna kabul ettiği maddenin kaynağını sorgulamıyor mu?60



Ne yazık ki böyle maddeleri vücudunda misafir eden çoğu hasta ve hasta yakını sadece tedavinin sonuçlarına odaklanıyor:

•    Meme estetiği iyi sonuç verdi mi?

•    Penil protezle gelen ereksiyon mutlu bir cinsel yaşamın kapılarını araladı mı?

•    Peki, acaba kaç kişi vücudunda konuk ettiği yabancı maddelerin özelliklerini araştırıyor? “Hangi marka meme silikonu ya da stent takıldı?”, “Bunların seri numarası nedir?” gibi aslında çok önemli soruların yanıtlarını biliyor.

•    Kaç kişi kendisine teslim edilen konuyla ilgili belgeleri “çöpe gidecek gereksiz evrak muamelesi” yapmadan yıllarca muhafaza ediyor? Ya da söz konusu bilgilerin yer aldığı bir rapora sahip olmanın en temel hasta hakkı olduğunun bilinciyle bunu doktorundan talep edebiliyor?

Aslında taburcu olan hastalara verilen epikriz raporunda bu bilgilerin yer alması ve kişi talep etmese bile meme protezine, kalp ya da beyin piline ait sertifika belgesinin verilmesi gerekiyor.

TÜRKİYE’DE DE 1.412 ADEDİ KULLANILDI

Her yıl yaklaşık 45.000 kadına meme estetiğinin yapıldığı Türkiyede de kanser riski taşıyan silikonlardan 1.412 adedinin kullanıldığı tespit edildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanlığı yetkilileri; implant kartında yer alan marka adının kontrol edilmesini, söz konusu meme protezlerini taşıyan kişilerin hekimlerine ya da operasyonun gerçekleştirildiği sağlık kuruluşlarına acilen başvurmalarını istediler. Ayrıca, her 6 ayda bir göğüs ve aksiler lenf nodu alanını hedef alan ultrason taramalarını yaptırmalarını da tavsiye ettiler.

Arkadaşımın yaşadığı büyük endişenin nedeni buydu! Hekiminin kendisine verdiği belgenin günün birinde sağlığı için bu kadar önemli olabileceğini hiç mi hiç aklına getirmemişti. Estetik operasyon geçiren çoğu insan gibi sadece ameliyatın aynadaki görüntüsünde yarattığı sihirli değişiklere odaklanmıştı. Ne kullanılan malzemeyi sorgulamış, ne de meme proteziyle ilgili belgeyi saklamıştı.61

TESTİS PROTEZLERİNDE DE KANSER RİSKİ!

İşin daha da kötüsü; tüm dünyada panik yaratan bu sağlık skandalına imza atan firma, testis protezlerinde de kanser riski taşıyan aynı malzemeyi kullanmış. Kısacası erkeklerin de sağlığını hiçe saymış.62

Peki, bazı açıkgözlerin para kazanmak uğruna insanların sağlığını hiç düşünmediği dünyamızda hastalar ve hasta yakınları kendilerini nasıl korumalı? Sağlık ve güzellik vaadiyle kendilerine sunulan yöntemlerdeki risklere karşı hangi önlemleri almalı?

Öncelikle vücudumuzda misafir ettiğimiz maddelerin ucuzunu değil, uluslararası onaylı olanını tercih etmeliyiz. Markasının ve seri numarasının yer aldığı belgeyi mutlaka hekimimizden istemeliyiz.

Evimize aldığımız şofbenin, buzdolabının garanti belgesini nasıl özenle saklıyorsak, bu belgeyi de yıllarca muhafaza etmeliyiz. Bir kriz anında gönülleri ferahlatmak, endişeleri yok etmek için… Ya da hemen doktorumuza koşup sağlığımız için gerekli tedbirleri aldırmak için… Bilinçli bir hasta olarak bizi mağdur eden, sağlığımızla oynayan firmalara karşı gerektiğinde hukuk mücadelesi başlatabilmek için…




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*