Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Vitaminler: Bir mucize mi?

Vitaminler: Bir mucize mi?



Vitaminler: Bir mucize mi?

İçinde yaşadığımız bu yüzyılda insan ömrü çok uzadı. Eski Roma’da ortalama ömür süresi 20’li yaşlar civarındayken, 1800’li yıllarda bu ortalama 40 yıl oldu. 1950’lerden sonra ise yaşam süresi ortalaması 60’lara ulaştı; derken 2000’li yıllarda 80’e dayandık, insanın yaşam süresinin uzaması tıptaki birçok gelişmeyle birlikte oldu. Gerek enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi, gerek cerrahi müdahalelerdeki ilerleme ile birlikte eskiden çaresiz kalınan birçok dert artık neredeyse yok oldu. Evet, yaşam süresi uzadı uzamasına ama artık tıp dünyasını en meşgul eden konuların arasında yaşam süresinin uzamasıyla birlikte ortaya çıkan yaşlanma durumu var. Yaşlanmayı durdurmayı ve geri çevirmeyi isteyen bilimadamlarının bu amaç için ilk başvurdukları yöntemlerden biri de vitamin kullanımı oldu.

Vitaminler Bir mucize mi

“Vitamin” dediğimizde birçoğumuzun aklına ilk olarak ilaç gelir. Rengârenk ilaç kutuları gözümüzün önünden geçer.

Vitamin demek aslında mikro besin demektir. Bu mikro besinlerin genel sağlığımız üzerine çok etkileri vardır. Öncelikle büyümeye yardımcı olurlar, sindirim ve sinir sistemlerinin normal çalışmasına ve vücut direncine katkıda bulunurlar, ayrıca vücut fonksiyonlarının düzenlenmesinde ve devamlılığında önemli rol oynarlar. Vücudumuzdaki birçok kimyasal tepkimede, saç sağlığımızdan tutun da tırnaklarımıza kadar, bağırsaklarımızın çalışmasından tutun da cinsel sağlığımıza kadar her türlü yaşamsal fonksiyonumuzun bir parçasıdır vitaminler.

Vitaminlerin birçoğunu yediğimiz yiyeceklerle vücudumuza alırız. Özellikle taze meyve ve sebzelerde bolca vitamin vardır. Tükettiğimiz yiyeceklerde her vitamin farklı oranlarda bulunur; bazı yiyeceklerde bir veya birden fazla vitamin çok miktarda bulunurken, bazı yiyeceklerde daha az oranda bulunurlar. Vitaminlerin büyüme-gelişme üzerine olan etkileri çok önemli olduğu için çocukluk çağında doğru beslenme çok önemlidir.

Eğer dengeli ve sağlıklı besleniyorsak, vücudumuz için gerekli olan vitaminleri tükettiğimiz besinlerden almamız mümkündür. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde dört mevsimi de hakkıyla yaşıyoruz. Bunun sonucunda her türlü sebzeyi, meyveyi, etleri, sütleri, balları ve her türlü yağı da bolca bulabiliyoruz. Çevremizde bolca bulunan bu besinler arasından özellikle günde 3-4 porsiyon sebze ve meyve, 2-3 porsiyon süt ürünleri ve ayrıca 2 porsiyon et ürünlerinden tükettiğimizde vücudumuz için gerekli olan vitaminleri almış oluruz.



Sağlıklı ve hızlı zayıflamak, sağlıklı doğal güzellik bakım listesi için tıklayınız.


Ancak son yıllarda ülkemizde de Batılı yaşam tarzı benimsenmiş oldu. Artık evlerde de geleneksel tencere yemekleri yerine fastfood tarzı yemekler yeniyor. Bu yeme şeklinde ne yazık ki yeteri kadar sebze-meyve yenmediği için çocuklarımızda beslenme eksiklikleri ortaya çıkmaya başladı. Çocuklarımızda kabızlık, tırnaklarında çiz-gilenme, tırnak yataklarında tiftiklenme, büyümede yavaşlama, görmede bozukluk oluyorsa vitamin eksikliğinden şüphelenmemiz gerekir.

Yine yeni beslenme akımlarından vejetaryenlik de son günlerde gençler arasında hızla yaygınlaşıyor. Bu beslenme tarzında genellikle et ve et ürünleri tüketilmiyor. Bunun sonucunda B12 vitamini dediğimiz vitaminde eksiklik ortaya çıkıyor. B12 vitamini vücutta sinir hücrelerinin yapısında rol alıyor. Eksikliğinde ellerde ve ayaklarda uyuşmalar, yanmalar, duyma kusurları, bellekte bozukluk ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle vejetaryenlerin B12 vitaminini mutlaka dışarıdan kullanmaları gerekiyor.

Vitamin haplarının kilo aldırdığına dair bir şehir efsanesi vardır. Vitamin hapları asla kilo aldırmaz. Vitaminleri yağda eriyen vitaminler ve suda eriyen vitaminler diye ikiye ayırıyoruz. Yağda eriyen vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir. Bu vitaminler vücudumuzda depolanırlar ve bundan dolayı bu vitaminleri her gün almamız gerekmez. Bu vitaminlerin fazlası vücutta zehirli etkiye sahiptir. Mesela A vitamini fazlalığı baş ağrısı, beyinde sulanma, deride pullanma yapabilir. D vitamini fazlalığı kalsiyumla birlikte alınıyorsa böbrek taşına neden olabilir. O nedenle bu vitamin haplarını mutlaka doktora danışarak kullanmak gerekir. Suda eriyen vitaminler ise B ve C vitaminleridir. Bu vitaminleri her gün almalıyız. Bu vitaminler vücudumuzda depolanmaz ve fazlası vücudumuzdan dışarı atılır. Özellikle bağışıklık sisteminin güçlü olmasında B ve C vitaminleri önemlidir.

Günümüzde avuç avuç kullanılan, mucizeler yaratmaları beklenen birçok vitamin hapının gereksiz olduğu artık biliniyor. Gerek yaşlanmayı durdurmak için, gerek büyümeyi hızlandırmak için kullanılan vitaminlerin fazlası vücut için zehir etkisi yaratabiliyor. O nedenle biz yine her şeyin başı sağlıklı beslenmek diyoruz! Eğer bir vitamin kullanılacaksa da bunun, kişide eksikliği tespit edilerek, hekim tarafından önerilerek kontrollü olarak kullanılması gerekiyor.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*