Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Tıbbi Hatalarda Nereye Başvurmalı?

Tıbbi Hatalarda Nereye Başvurmalı?



Hasta olarak hakkınızı nasıl aramalısınız?

Tıbbi Hatalarda Nereye Başvurmalı?

Tıbbi hatanın komplikasyondan farkı nedir?Kendinizin ya da bir yakınınızın tıbbi hata mağduru olduğunu düşünüyorsanız, ne yapmalısınız? Hakkınızı yasal yollardan nasıl arayabilirsiniz? Dava açarken nelere dikkat etmelisiniz? Tıbbi hatalarda mahkemeye başvurmak için yasal süre nedir? Bu konuda merak edilenleri Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nezih VaroVa sordum. İşte, yanıtlar:

•    Tıbbi hata nedir? Komplikasyonla hekim hatası arasındaki fark nedir?

“Dünya Tabipleri Birliğinin 1992’deki raporunda tıbbi hata,‘Sağlık çalışanının hizmet sunumu sırasındaki standartlara aykırı davranması, beceri eksikliği veya tedavi vermemesi ile oluşan zararlar’şeklinde tanımlanmaktadır. Komplikasyona ise, ‘Kabul edilebilir risk’ denmektir. Bunu şöyle ifade ederiz, komplikasyon ‘Tıbbi hizmetlerin bilinen yan etkileridir.’ Hekim hatası, ifade olarak sert bir cümle olduğundan, tıbbi hata olarak aradaki farkı değerlendirmek gerek. Eğer sağlık çalışanı ortaya çıkabilecek bu kabul edilebilir riski fark etmez veya dikkate almaz ve o takdirde risk gerçekleşirse; bu artık komplikasyon değil tıbbi hatadır. Ancak çok küçük bir oranda ortaya çıkabilen riskleri fark edemez veya dikkate alamaz ise bu hekimin tedavideki riskidir. Sonuçta kişide zarar meydana getirse bile eğer hekim hastasının onamını almış ise, artık bu hekim hatası değildir. Tabii ki bu ince ayrım konusuna göre değişiklik gösterebilir.”

•    Türkiye’de en fazla hangi tıbbi hatalara rastlanıyor? Söz konusu tıbbi hataların görülme sıklığı nelerdir?

“Ülkemizde sayısal verilere ulaşmak oldukça zor. Bu konuda yapılan bazı çalışmalar olsa da Türkiye’nin genelini temsil eder nitelikte değildir. Ancak yapılan araştırmalarda tıbbi hata olarak en fazla görülenler; yanlış veya eksik tanıya dayalı hatalardır. Daha sonra ise yanlış veya eksik tedaviye dayalı hatalar gelmektedir.”

•    Tıbbi hatalar neden kaynaklanmaktadır?

“Tıbbi hataların görülme nedenleri arasında standartlara uymama gelir. Ancak standartlar sağlık çalışanının tek başına uygulayabileceği bir konu değildir. Sistem buna hazır olmalıdır. ‘İşletme standartları’ adı verilen toplam kalite sistemi, sağlık hizmetleri sunumunda vazgeçilemez bir konudur. Bu nedenle hatalar daha çok kişisel değil, sisteme dayalı hizmet kusurlarıdır.”

DAVA AÇMADAN ÖNCE…

•    Yanlış teşhis ya da tedavi iddiasıyla tıbbi hataya maruz kaldığını düşünen biri hakkını hangi yollarla, nasıl arayabilir, nerelere başvurabilir?

“Öncelikle böyle bir kanı taşıyan kişinin ilk başvuru yeri kendi hekimi veya tedavi gördüğü hastaneye olmalıdır. Hekim verilen tedavide kullandığı yöntemi sorgulamak ve takip etmek zorundadır. Eğer, kişi bu kanısını hekimi ile paylaşmaz ise karşılıklı yükümlülükleri yerine getirmemiş olur ve hukuken sıkıntı yaşar. Ardından eğer hekim halen yeterli kontrolleri yapamıyor ise hizmet aldığı sağlık kurumunun hasta hakları birimlerine başvurmalıdır.

Hak arama, hukuksal hak arama ise, o takdirde öncelikle hukuk mahkemesine dava açmadan bulunduğu ildeki tabip odalarına, Sağlık Bakanlığının şikayet adreslerine başvurmalı, oradan gelen yanıtlarla delil oluşturarak dava açmalıdır.”

•    Kimlere, ne tür davalar açmak mümkündür?

“Tüm sağlık çalışanlarına ve çalıştıkları tüzel kurumlara dava açmak mümkündür. Eğer tüzel kişilik Sağlık Bakanlığı, aile hekimliği, Üniversiteler gibi bir kamu birimi ise, idare mahkemelerine dava açılabilir. Tüzel kişilik özel sektör ise, asliye hukuk veya ticaret mahkemelerine dava açılmalıdır. Ayrıca ceza unsuru varsa o takdirde Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet dilekçesi verip soruşturma sonrasında dava açılması istenebilir. Eğer delilleri güçlü ve dava açacağı kişi kamu ku-rumunda görevli değil ise, direk olarak asliye ceza veya sulh ceza mahkemelerinde dava açılması mümkündür.”

TIBBİ CİHAZ YA DA İLAÇ FİRMASINI DA ŞİKAYET EDEBİLİRSİNİZ!

•    Sağlıkta ihmali, hatası bulunduğu düşünülen kişileri, kurumlan nerelere şikayet etmek mümkündür?

“Şikayet hakkı anayasal bir hak olduğundan her yere şikayet edilebilir. Ancak sağlık hizmetleri sunumunda Sağlık Bakanlığı bir düzenleme getirmiştir. Kamu hastanelerinde ‘Hasta Hakları Birimleri’ kurulmuş ve yönetmeliği yayınlanmıştır. Özel kurumlarda ise buna uygun ‘Hasta İlişkileri Birimleri’ kurulmuştur. Ayrıca SABİM veya BİMER olarak bilinen Sağlık Bakanlığı ve Başbakanlık İletişim Merkezlerine online başvuru imkanı da mevcuttur.

•    Sağlık personellerini: Hekimlerle ilgili şikayetleri ilgili tabip odalarına, hekim dışı sağlık çalışanlarını yukarıdaki birimlere şikayet edebilmek mümkündür.

•    Tıbbi cihaz firmasını: Burada bir ticari firma söz konusu olduğundan öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına şikayet edilebileceği gibi; Tüketici Heyetine de başvurulabilir. Ya da tıbbi cihaz firmasından kaynaklı bir hata meydana gelmiş ise ticaret mahkemelerinde dava açılabilir, Cumhuriyet Savcılıklarına şikayet dilekçesi verilebilir.



•    İlaç firmasını: İlaç firmalarıyla ilgili şikayet için öncelikle Sağlık Bakanlığına başvurulmalı, sonra konusuna göre tıbbi cihaz firması örneğinde olduğu gibi bir yol izlenmelidir.

•    Sağlık kurumunu: Kamu ve özel sağlık kurumlan direkt Sağlık Bakanlığına şikayet edilebilir.

TABİP ODALARININ VE SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİNİN ROLÜ…

•    Söz konusu şikayet sürecinde Sağlık Müdürlüklerinin, Sağlık Bakanlığının yeri nedir?

“Sağlık Bakanlığı tüm şikayetleri sağlık müdürlükleri yoluyla araştırır. Buradaki görevliler ön inceleme yaparlar.”

•    Söz konusu şikayet sürecinde tabip odalarının nasıl bir fonksiyonu vardır?

“Tabip odalarına sadece hekimler şikayet edilebilir. Hekimin çalıştığı yerdeki tabip odasının yönetim kurulu öncelikle konuyu araştırır, gerekirse inceletir, sonra dosyayı onur kuruluna sevk eder. Onur kurulları hekimi kusurlu bulduklarında meslekten men cezasına kadar varan bir yaptırım uygulayabilir. Meslekten men cezasının süresi en fazla 6 aydır.”

•    Yüksek Sağlık Şurası nedir, ne amaçla kurulmuştur? Kimlerden oluşur?

“Yüksek Sağlık Şurası, Sağlık Bakanlığına bağlı bir süreli kuruldur. Bakanlığa bir tür danışmanlık yaparlar. Ülke sağlık politikalarının belirlenmesini sağlarlar. Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin yanında 11 kişi ülke hekimleri arasından bakan onayı ile seçilir. Görevleri arasında sağlık çalışanlarına açılan davalarda kusurlu olup olmadıklarını belirleme yetkisi de vardır.”

•    Sağlıkla ilgili ihmallerde ve tıbbi hatalarda Yüksek Sağlık Şurasına bir dosya nasıl gider? Vatandaşların kişisel başvuru imkanı var mıdır?

“Kişisel başvuru olanağı yoktur. Yüksek Sağlık Şurası savcılık ve mahkemelerin başvuru yapabileceği resmi bilirkişilik makamıdır. Savcılık veya mahkeme tüm delilleri topladıktan sonra dosya buraya gönderilir. 2012 Ağustos ayında yayınlanan Uzlaşma Yönetmeliği sonrası Sağlık Bakanlığına yapılan uzlaşma taleplerinde bakanlık bu birimden yararlanabilir. Ancak çok yeni olan bu konu hakkında henüz bir uygulama örneği yoktur.”

ZAMAN AŞIMI SÖZ KONUSU MUDUR?

•    Kendisine yapılan bir teşhis ve tedavi yöntemi sebebiyle tıbbi hata mağduru olduğunu düşünen bir kişi ne kadar sürede başvuruda bulunmalıdır? Zaman aşımı söz konusu mudur?

“Ceza hukuku ve tazminat hukuku açısından zamanaşımı süreleri vardır. Bunlar somut olaylarda ayrı ayrı değerlendi-rilir.Ancak ceza hukuku açısından basit tıbbi müdahale ile iyileşebilen hususlarda şikayete tabi durumlarda 6 ay, müessir fiillerde ise 1 yıllık zaman aşım süreleri vardır.”

•    Eğer hastanın bilinci yerinde değilse, sağlığı elvermiyorsa, yasal süreci hasta adına kimler başlatabilir?

“Hekimler hasta yararına bilgiye dayalı olarak görev üstlenmiş meslek adamlarıdır. Bu nedenle bilinci kapalı ve acil, hayati tehlike içinde olan hastalarda kimseden icazet almadan tıbbi müdahalede bulunma hakları vardır. Ancak olay hayati tehlike arz etmiyor ise yasal temsilciler hasta adına işlemleri başlatırlar. Şikayet hakkı için de durum aynıdır. Yasal temsilciler, küçükler ve kısıtlılar için veli veya velayet ya da vasiler olabileceği gibi; anne, baba, çocuk gibi birinci derece yakın akrabalar ve kişi evli ise eşler şikayet hakkını kullanabilir.”

•    Bir kişinin ölümünden sonra da yanlış teşhis, tıbbi hata gibi gerekçelerle dava açmak mümkün müdür?

“Her zaman bu mümkün olabilir ancak ölüm sonrası otopsi yapılmasında büyük yarar vardır.”

•    Bunda bir zaman kısıtlaması var mıdır?

“Şikayet için bir zaman kısıtlaması yoktur ancak ölüm sonrası tıbbi delil açısından zamanında otopsi yapılması gerekir.”

TIBBİ HATALARDAN KENDİNİZİ NASIL KORUYABİLİRSİNİZ?

•    Hekimlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası nedir? Bu konuda görüşleriniz nelerdir?

“Zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMMS) 2010 yılında sadece tıp hekimlerine ve diş hekimlerine zorunlu kılınmıştır. Sağlık uygulamalarından doğan tıbbi hatalara karşı bir mali sigortadır. Herhangi bir şekilde tazminat ödenmesine karar verildiğinde 400 bin TL’lik miktar sigorta tarafından karşılanır. Ayrıca zorunlu mali sorumluluk sigortasının genel şartlarında yapılan son değişiklik ile tıbbi bir hata sonrası ekonomik zararın azaltılması veya artmaması için hekim tarafından hasta yararına yapılan bazı harcamalar, ZMSS teminatı dışında sigorta şirketi tarafından ödenmektedir.”

•    Tıbbi hataları önlemede hastalara düşen sorumluluklar nelerdir?

“Hekim ile hasta arasındaki ilişki güvene dayalı bir hizmet ilişkisidir. Karşılıklıdır. Bu nedenle hastalar öncelikle hekime güvenmeli, art niyetli ve önyargılı yaklaşmamalıdırlar. Sağlık hizmeti aldıklarında, bu güven ile karşılıklı yükümlülükler başlar. Hekime her türlü bilgiyi aktarma, tedaviye uygun davranma, kontrollere zamanında gitme, tedaviye zarar veren şartlardan uzak kalma ve önlem alma gibi sağlık hizmetine katkı vermeleri gerekir. Her şeyi hekimden beklemeleri doğru değildir.”




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*