Anasayfa / Makaleler / Şaşkınlık Yaratan Estetik Efsaneleri

Şaşkınlık Yaratan Estetik Efsaneleri



Danışmanlık yaptığım süre içinde dramatik tablolar gördüğüm kadar esprili, hatta şaşkınlık yaratan estetik efsaneler de duymadım değil. Estetik ve güzel görünmek için bir o kadar da çarpıcı şeyler oluyor.

60 yaş üstü saçlarını uzatıp boyun derisini kelebek takalarla ensede toplayanlar bunun bir zararı olur mu diye soranlar da oldu.

Bununla da kalmadı.

Sünnet derilerini toplayarak yüzüne uygulayanları da duydum.

Ve hatta plasenta (anne karnında bebeğin eşi) toplayıcıları olduğunu ve plasenta derisini kür olarak yüz ve boyunlarına uygulayanları da duydum.

Koli bandıyla popolarını saranlar ve üzerine çorap ya da mayo giyenleri ve alerjiden tahriş olmuş ciltleri de gördüm.

Diz üstünden koli bandı ile ciltlerini, üst bacağa ve hatta karma sararak yarım saatliğine de olsa çıplak bacağa mini etek giyme telaşında olanları da…

Makyöze göz makyajı yaptmp iki hatta üç gün bu makyajla dolaşanlara da şahit oldum.

İlk anda şaşkınlık yaratsa da aslında estetik görünüm kaygısının nasıl hastalıklı bir hal aldığının da örnekleriydi çoğu.

insanının yaşlanma korkusu bazen önüne geçiremez mantık dışı uygulamalar yapmasına engel olamıyor.

Kimin için kendimiz için mi? Çoğunuzun hayır dediğini duyar gibiyim.

Kendimize yabana olmayıp, kendimizi olduğumuz haliyle benimsemek doğru estetik bilincinin en önemli parçası aslında.

Özel günler ve ev oturmaları düzenleyerek işinin ehli olmayan kişilere çantalarında getirdikleri dolgu botoks uygulamalarının hiç de hijyen olmayan koşullarda altın günü niteliğinde uygulamak da başka bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Her enjeksiyonun tıbbi bir işlem olduğunu hatırlamalı ve her enjeksiyonun alerji riskinin ya da yan etkisinin olabileceğini ve tibbi koşullara uygun ortamlarda uygulanması gerekliliğini ısrarla vurgulamaktayım.

Doğru estetik bilinci içinde kendi bedeninize siz saygı duyun. Kendinizi önemseyin ve önemsettirin.

Şimdilerde Amerika kıtasının en büyük sorunu merdiven alü diye tabir edilen bu estetik operasyonlar.

Sağlıksız koşullarda uygulanan bu işlemler, hatta uygulamalar sonunda her yıl onlarca insan hayatını kaybediyor ya da telafisi olmayan sorunlar oluşuyor.

Yaşlanmanın en önemli sebebinin yerçekimine yenik düşmek olması nedeniyle her sabah beşer dakika arayla (hatta on beş dakika bile yapanlar oluyor) dört günde dört kere amuda kalkan danışanlarım da oldu.

“Yerçekimine yenik düşmemek için amuda kalkmak akıl alır şey değil…” dediğinizi duyar gibiyim.



Kaygı, tarif edemediğimiz bir durum, korku ise tarif edebildiğimiz negatif bir durum.

İşte estetik kaygısı da olumsuz taraftan bakarsak bizi mantık dışı uygulamalara götürebilir.

Oysa estetik kaygısı, kişinin kendini bilerek beklentileriyle paralel hareket ederse, önüne sunulan seçeneklerden kendisi için en doğru olanı seçebileceği pozitif bir durumdur.

Bu, kırışıksız, gergin ve hep genç olacağınız anlamına gelmez. Bu saplantıda olursanız kendinizi istemediğiniz durumlar içinde bulabilirsiniz.

Vaktiyle “Küçük Kadınlar” filminde seyrettiği bir kareyi hafızasına kaydeden bir danışanımın burnunu geceleri mandallaması oldukça ilginç.

Yaşlandıkları için burnunun yaygınlaşüğım ve bunun çözümünü bu formülde arayan danışanım burun ucu dokusunda dolaşımın bloke olması nedeniyle neredeyse kangren olma riskiyle burun buruna geldi. Ne ironi ama!

Negatif anlamda estetik kaygısı ölümcüldür.

Pozitif anlamda estetik kaygısı doğru estetik bilincine götürür.

Herkes, kendisine uygun olan yaşının iyisi olma formülünü bulur.

Kimine göre kırışık ama fit bir vücut, yaşının iyisi olmakür, kimine göre zinde gözbebeği parlayan bir bakış kimine göre askılı bluz giyebilecek ince kollara sahip olmakür. Herkese göre değişir, ama değişmez bir gerçek vardır ki yaşının iyisi olmak için özgüven şarttır.

Özgüven eksikliği sizi her türlü yanlışı yapmaya ya da yanlışın peşinde koşmaya sürükleyebilir.

Özgüveni tam olan kişi bana göre yaşının en iyisi olma yolunda en büyük hamleyi yapmış demektir. Sonrasında bu yolda neye ihtiyacı olduğuna bilinçli olarak karar vermek kalır.

En büyük estetik klişesi “ben estetiğe karşıyım” diyen ve en az iki-üç operasyon geçirmiş kişilerin kendilerini komik duruma düşürmeleridir.

“Çok iyi görünüyorsun, cildin gerilmiş” ya da buna benzer bir sorguda alacağınız cevaplardan kuvvetle muhtemeli İ”sviçre’den aldığım özel bir krem sayesindedir.” Bir Norveçli balıkçılar bir de bu İsviçre efsanesi olmasa estetik ve kozmetik camiası neye başvururdu bilemem.

Doğru estetik bilinci kötü bir şey değil aksine takdir edilesi bir durumdur.

Kapalı devre toplumlarda yaşanan en büyük sorunlardan biri ise birbirlerinin yüzüne “şahane olmuşsun…” deyip arkasından berbat olduğunu söylemektir. Diğer bir sorun ise iyi bir estetik müdahale veya uygulama yaptıran kişinin bir diğerine doğru adresi vermemesidir, çünkü kendinden daha iyi olmasını istemez.

Estetik efsaneleri bitmez ayrı kitap gerektirir.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*