Anasayfa / Beslenme / Sağlıklı beslenme sağlıklı alışverişle başlar!

Sağlıklı beslenme sağlıklı alışverişle başlar!



Sağlıklı beslenme sağlıklı alışverişle başlar!

Rasim Öztekin’den Sağlıklı Yemek Önerileri

Çoğu arkadaşıma göre şanslı bir kadınım. Çünkü diğer erkeklerin tersine mutfakta vakit geçirmekten, yemek yapmaktan hoşlanan bir eşim var.

Yabancı kanallardaki yemek programlarını saatlerce seyreder eşim. Gurmedir. Gittiği bir restoranda tattığı yemeğin çok daha lezzetlisini yapar. Sebzelerin kullanılacakları yemeğe göre doğranma biçimlerine, salataların nasıl kesildiğinde besin değerlerinin yok olmayacağına kadar bir sürü bilgiye hakimdir.

Yemek profesörü olarak pişirme teknikleri konusunda anlattığı bu bilgiler Japonca gibi bir etki yaratır bende. Yemeklerin nasıl yapıldığına değil de, sadece onları afiyetle tatmaya meraklı biri olarak; bu ağır mutfak literatürü yemek yapma konusunda kendimi iyice yetersiz hissetmeme neden olur. “İstediği gibi yapamayacağım. Nasılsa beğenmeyecek” duygusuyla evdeki mönünün hazırlanmasını tamamen ona bırakırım. Zaten eşimin istediği de budur. Onun için mutfağa girmek, yemek pişirmek bir tür terapidir. Ya ben? Önemli bir sorumluluğu üzerimden atmış olmanın hafifliğini duyarım. İşte çoğu kadın arkadaşımın bana imrenmesinin nedeni de budur; sadece tiyatroda, sinemada değil, mutfak sanatında da usta bir koca!

Bunlar işin elbette olumlu, güzel yanları. Harika yemekler yapan, öğlen, akşam mönülerinin sorumluluğunu omuzlarınızdan alan bir eş! Durun, hemen “Keşke benim kocam da böyle olsa!” demeyin. Bir de madalyonun öteki yüzü var.

HASTANEDE BİLE YEMEK SEÇTİ!

Ona yemek beğendirmek çok zordur. Mutlaka bir kusur bulur. Suyu çoktur, sarımsağı ya da soğanı azdır. Davetli olduğumuz bir yerde benim iştahla, ne güzel diyerek içtiğim bir çorba onun için adeta bulaşık suyu gibidir. O nedenle eşime yemek yapmak sıfırcı bir hocanın sınavından geçmek gibidir.

Böylesine yemek sanatında usta bir adamın hastalandığı zamanları bir düşünsenize! Hastane yemeklerini beğenmeyip, doktorları ve sizi çileden çıkardığını da!

Kalp yetmezliğinin tedavisi için yaklaşık 2,5 ay kaldığı hastanede, gurme eşim gene yemek seçmeye devam etti. İleri aşamadaki kalp yetersizliği nedeniyle vücutta aşırı ödem oluşmuştu.

Her gün “ultrafilitrasyon” denilen özel bir yöntemle vücudundan su çekiliyordu. Tedavisi tamamlandığında 20 günde vücuttan çekilen su miktarı 22 kiloyu bulmuştu. Doktorlar “hiponatremi” denilen sodyum düşüklüğüne bir türlü çözüm bulamıyorlardı. O dönemde üç, beş adım atacak hali daha yoktu. Gerçi hastalığından dolayı iştahı da, ağzının tadı da yoktu ama işte bu tablodayken bile gelen hastane yemeklerini geri çeviriyordu. Tedavisini üstlenen ekip ona yemek yedirmek için seferber olmuştu. Çareyi, yemek servisinin bittiği zamanlarda eşim için hastanenin lokantasında özel omlet, menemen yaptırmakta buldular.



Aynı seferberlik ailemizde, dostlarımızda da vardı. En çok istediği şey de köfte idi. Ama onun için yapılan çoğu köfteyi de beğenmedi eşim. Lokmalar ağzında büyüdü, büyüdü. Tadından hoşlanmadığı köfteyi sağlık için dahi yemesini sağlamak imkansızdı. Neyse, zorlu hastane günleri geride kaldı; eşim evine ve çok sevdiği mutfağına kavuştu. Yaptığı birbirinden güzel yemekleri iştahla yemeye başladı. Tabii ben de…

SAĞLIKLI YEMEKLER, SAĞLIKLI SEÇİMLER

Yemek yaparken yorulan, strese giren benim gibiler, tezgahın, ocağın başındayken büyük bir haz duyanları bir türlü anlayamaz. İşte bu yüzden de, dizi ya da film çekiminden yorgun gelip “ Yeni bir şey deneyeceğim”diye mutfağa giren eşime söylediklerim uzayın derinliklerinde yok olup gider. “Başka gün yapsana şu yemeği… Yorgun geldin zaten” şeklindeki sözlerime, “Terapi oluyorum diyorum. Beni anlamıyorsun bir türlü” diye biraz gergin bir ses tonuyla yanıt verir. Bu yüzden artık son zamanlarda sesimi pek çıkarmamaya çalışıyorum. Tabii yüzünü soluk, kendisini bitkin gördüğüm günler hariç! Ne de olsa huylu huyundan vazgeçmezmiş!

Çeneme hakim olduğumda; aklımı kullanıp yanıtını önceden bildiğim bu tip sözler söylemeğimde eşimle mutfak yönetimi konusunda gül gibi geçinip gidiyoruz. Eşimin yaptığı yemekler aynı zamanda sağlıklıdır da. Hangi malzemeyi neyin yerine kullanarak sağlıklı yemekler pişirileceğini de çok iyi bilir.

Tek anlaşamadığımız konu tuzdur. Soframızdan her ne kadar tuzlukları kaldırmış olsak da, tadını beğenmediğinde tuz ekmeden yapamaz. Bana gelince… Tuzun eksikliğini baharatlarla kapatmam sonucu giderek damak tadımı değiştirdim. Artık eskiden lezzetlerine bayıldığım bazı peynirler bile tuzlu gelmeye başladı.

Eşimin tuz konusundaki zafiyeti dışında; erzak dolabında, buzdolabında, derin dondurucuda sakladığımız gıdaların sağlıklı olması konusunda yaklaşımımız aynıdır. Çünkü sağlıklı beslenme, mutfak alışverişinde başlıyor. Market alışverişini de sağlıklı yapmak gerekiyor. Alışveriş sepetimizde asla göremeyeceğiniz bazı gıdalar şöyle sıralanıyor:

•    Margarin

•    Beyaz ekmek

•    Bisküvi çeşitleri

•    Börek, kek, kurabiye

•    Konserve gıdalar

•    Salam, sucuk, sosis

•    Hazır meyve suları, meyve nektarı

•    Çikolata




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*