Anasayfa / Beslenme / Kızartmalar, mangal ve diğer tehlikeler

Kızartmalar, mangal ve diğer tehlikeler



YEMEKTE NE VAR?

Biz Türkler mangal keyfini ve kızartmaları çok severiz. Her iki pişirme tekniği de sağlık açısından önemli riskler taşıyor. Düşünülenin aksine, giderek artan kanser vakalarının tek sorumlusu gıdaların içindeki kimyasallar, zararlı maddeler değil. Maalesef evde yemek pişirirken kendi kanserojen maddelerimizi kendimiz imal ediyoruz. Normalde son derece sağlıklı olan besinler bile yanlış pişirme teknikleri yüzünden birer kanser bombası haline geliyorlar.

MUTFAK YANLIŞLARI

Kızartma zaten sağlık açısından çok önerilmeyen bir pişirme tekniği, üstüne bir de kızartma yağlarını tekrar tekrar kullanmak eklenince durum iyice vahim bir hal alıyor. Yağ, her kızartma sırasında kanserojen maddeler üretir. Kızartma yaparken yağın ısısı 200 dereceye kadar çıkar. Dışarıdan bakıldığında aynı görünse de yağın kimyası değişir. Yüksek ısılarda yağ molekülleri parçalanır ve ortaya yağla hiçbir ilgisi olmayan binlerce madde çıkar. Bunlar vücudunuzun tanımadığı maddelerdir.

mangal

Kızartma yağlarını doğru kullanmak sağlık açısından son derece önemlidir. Öncelikle, kömür parçasını andıran partiküllerden arındırmak için yağı dikkatle süzmek gerekiyor. Bir başka önemli nokta ise saklama koşulları. Bu yağlar asla ama asla taslarda saklanmamalı, çünkü ışık ve havayla temas ettikleri zaman bozulurlar. Bu da, içlerinde bulunan kanserojen maddelerin artmaya devam etmesi anlamına gelir. Kızartma yağlarını saklamanın en doğru yolu, koyu renkli bir şişeye doldurmak şişe tam olarak dolmalı aksi halde havayla temas eder- ve mümkünse buzdolabında saklamaktır. Özen göstermeniz gereken bir diğer nokta ise yağı üç, maksimum beş defadan fazla kullanmamaktır. O yağın içinde ne kadar çok kızartma yaparsanız içindeki kanserojen maddeler de o kadar artar.

AMAN DİKKAT

Fast-food zincirlerinde keyifle yediğiniz, hatta çocuklarınıza da yedirdiğiniz patates kızartmalarının elli altmış defa kullanılmış yağlarda pişirildiğini, yağların berrak kalması için de içlerine magnezyum içeren ağartıcılar konduğunu biliyor musunuz? Kızartma yağları konusundaki en büyük tehlike, dışarıda yenilen yiyeceklerden geliyor.

Size, hayat boyu patates kızartma ya da patlıcan biber kızartma yemeyin demiyorum. Ara sıra olmak koşuluyla, abartmadıkça sorun yok. Ama dışarıda kızartma yemenizi kesinlikle önermiyorum. Çünkü bu yağların ne şekilde kullanıldığını bilemezsiniz.

Araştırmalara göre, çok fazla kızartma yağı tüketen kadınlar meme kanserine yakalanma olasılıklarını ikiye katlarken, erkekler de prostat kanseri risklerini artırıyorlar. İç karartıcı tablo bu kadarla da bitmiyor. Beslenme kültürlerinde çok fazla kızartma olan ülkelerde felç, kalp krizi ve damar sertliğine daha çok rastlanıyor.

PÜF NOKTASI

  • Öncelikle haftanın beş günü kızartma yemeye kalkmayın.
  • Mümkünse kızartma yağını bir defa kullanın.
  • Malzemeyi küçük küçük doğramak çok önemli, böylece çabuk pişerler ve içlerine yağ çekmezler.
  • Yağ iyice kızdıktan sonra atın ki, kızarttığınız malzemenin dışı hemen sertleşsin. Bu da yağı içine emmemesi için önemli bir detaydır.
  • Tavaların temizliği de önemli. Kanserojen polimerler tavaya da yapışır ve siz tavayı iyi temizlemezseniz yiyeceğinizin içine karışırlar.

CİPS PAKETİNDEKİ TEHLİKE

Eğer kızartılmış olan bir tahıl ürünü ya da patates ise sorun daha da büyüyor. Bu gıdalar kızgın yağda pişirildikleri zaman içlerinde akrilamit denen kanserojen bir madde oluşuyor. Fazla kızartılmış, yanmış ekmeklerde de oluşan bu madde söz konusu olduğunda en büyük tehlike cipslerden geliyor.

Çocuklarınızın sağlığını korumak istiyorsanız onları cips paketlerinden uzak tutmak zorundasınız. Son derece zararlı olan transyağlarla pişirilen cipsler, aynı zamanda tam anlamıyla bir yağ deposu da. Tüm bunların üstüne bir de yukarıda bahsettiğim kanserojen maddeyi eklediğinizde sanırım tehlikenin büyüklüğünü fark ettiniz.

Bir süre önce Amerikan Gıda Dairesi, içinde en çok akrilamit bulunan yiyecekler listesini yayınladı. Dünyanın en önemli kahve üreticilerinden birinin ürünlerinde yüksek bir miktarlarda akrilamit bulunduğu ortaya çıktı. Özellikle kafeinsiz olanlarda durum daha vahim. Ama tabii birincilik yine cips paketlerinde. Ben sizi kanserle korkutmak istemiyorum, vücudunuzun, genetiğinizin kesinlikle tanımadığı bu gıdalar gastrit ve safra kesesi problemlerinin de başlıca sebebi. Sağlıklı bir yaşam sürmek, sağlıklı beslenmek istiyorsanız bunları hayatınızdan çıkarın.



Sağlıklı ve hızlı zayıflamak, sağlıklı doğal güzellik bakım listesi için tıklayınız.


SAĞLIĞINIZI YAKMAYIN

Pilavın dibi tuttuğunda elinize bir kaşık alıp keyifle yiyenlerden misiniz? Keyfinizi bozmak istemem, ama bu yaptığınız mezarınızı kazmakla aynı şey. Bilmeniz gereken çok basit, ama çok önemli bir sağlık kuralı var; yanmış olan her şey kanserojendir. Mesela fırın sütlaç mı yiyeceksiniz? Fırın sütlacın üzerindeki yanmış bölüme dikkatle bakın; karşınızda bir kanserojen tabakası bulunuyor.

Yemek kültürümüzün önemli parçalarından biri olan közlenmiş sebzelerde de durum farklı değil. Bu pişirme tekniği, biber, patlıcan, domates gibi sağlıklı olan sebzeleri birer kanser topu haline dönüştürüyor. Aslında yapılması gereken şey çok basit; yanmış olan bölümü atın. Bunu yaptığınızda hiçbir tehlike kalmıyor. Bu kural bütün gıdalar için geçerli.

KORKMAYIN AMA KONTROLÜ ELE ALIN

Gıdalar konusunda insanlar çok korkutuluyor. Buna şiddetle karşı çıkıyorum. Ayrıca öyle abartılı iddialar dolaşıyor ki ortada. Üç bacaklı tavuklardan, günde 20 defa yumurtlayan tavuklardan bahsediyorlar. Korkudan prim yapmaya çalışanlar var.

Medyaya çıkıyorlar”Bu besinde kanserojen, bunda antibiyotik var,”diyorlar. Bu iddialardan önce asıl yapmaları gereken şey çok basit; o yiyeceği analiz ettirmek. Eğer içinde gerçekten antibiyotik varsa ortaya çıksın, gerekiyorsa üretici firma kendini savunsun.

Tabii ki gıda şirketleri üzerinde bir kontrolümüz olmalı, ama besinler konusunda yapılan gereksiz tahriklere de dikkat etmeliyiz. Büyük markalar yok olursa merdiven altı üretim başlar ki, en büyük tehlike bu. Ambalajlı, paketli ve firması belli ürün her zaman daha güvenlidir.

MANGAL KEYFİNE DİKKAT

Mangal da sağlık açısından önemli riskler taşıyan bir pişirme tekniği Özellikle pişirilen et yağlı ise tehlike daha da büyüyor. Yağ, sıvılaşarak man gal ateşinin ya da kömürün üstüne aktığında uçucu, kanserojen maddeleı oluşuyor ve bu maddeler ete yapışıyor. Araştırmalar, bu dumanı soluyar insanlarda akciğer kanseri riskinin arttığını gösteriyor.

Mangal yapmaktan tamamen vazgeçin demiyorum. Dikkat edilmes gereken bazı önemli noktalar göz önüne alınırsa zararı minimuma indir mek mümkün. Öncelikle, mümkün olduğunca yağsız et kullanılması v etin görünen bütün yağlarının temizlenmesi gerekiyor. Ayrıca, mangald; pişirilen et ne kadar küçük doğranmış olursa o kadar iyi. Küçük parça lar daha çabuk piştiği için, daha az kanserojen madde ortaya çıkacaktıı Daha sağlıklı bir mangal keyfi için etlerin marine edilmesini öneriyorum Yoğurt ve damak tadına göre yoğurdun içine kekik, sarımsak, soğan, li mon, maydanoz eklenebilir. Marine edilmiş etlerde etin dışı sosla kaplan dığı için, kanserojen maddenin etin içine nüfuz etme ihtimali de azalıyoı Etin yanında sebze, salata, yeşillik ve soğan gibi antioksidanlar açısında: zengin besinler tüketmek de mangal yüzünden oluşan kanserojen mad delere karşı koruma sağlayacaktır. İçecek olarak ise ayran ya da şalgar suyunu tercih edin. Kırmızı mucizelerden biri olan şalgam, son derec zengin bir antioksidan kaynağıdır.

HAP BİLGİLERİ

Etinizi nasıl alırdınız? Restoranlarda karşılaştığınız bu soruya “iyi pişmiş” diyerek cevap verirseniz daha sağlıklı bir seçim yapmış olursunuz. Kırmızı eti kanlı kanlı yemek, önerilen bir şey değil. Hatta en güvenlisi pişirmeden önce etin üzerine bastırarak içindeki kanı akıtmak ve iyi pişmiş ya da en azından orta pişmiş yemek.

Tütsülenmiş yiyecekler ve kanser ilişkisi: Çok fazla tütsülenmiş balık tükettikleri için Japonya’da mide kanseri vakası son derece sık görülüyordu. Hatta mide kanserini erken teşhis edebilmek için endoskopi tekniğini Japonlar buldular. Tütsülenmiş gıda tüketimi azaldığı için, artık mide kanseri de azaldı. Kıssadan hisse; tütsülenmiş gıdalardan uzak durun!

En sağlıklı pişirme kapları: Birincilik camların. Yemek pişirmek için güvenli yöntem cam kaplardır. İkinci sıraya emaye ve çelik tencereleri koyabilirsiniz. Çok iyi kalaylan-mışsa bakır kaplar da sağlıklıdır. Teflonlar özellikle çizildikleri zaman çok tehlikelidir. Eğer teflon kullanacaksanız en azından sadece tahta kaşık değdirin ki çizilmesinler. Alüminyum folyolara dikkat: Alüminyum, ısıyla reaksiyona girerek yemeğin içine nüfuz eder. Henüz kanıtlanmasa bile bu madde Alzhemier ile ilişkilendiriliyor. Sağlığa zararlı olmadığı kanıtlanıncaya kadar uzak durmanızı öneririm. Plastik folyoların da riskli olduğunu düşünüyorum. Yağlı kâğıt hepsinden daha güvenli görünüyor.Tabii kâğıdın yanmamasına dikkat etmelisiniz.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*