Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / İnmenin aniden gelişen belirtilerini ciddiye alın!

İnmenin aniden gelişen belirtilerini ciddiye alın!



İnmenin aniden gelişen belirtilerini ciddiye alın!

Kayınpederimde Denge Sorunu Başlayınca…

Kanaldayım. Medikal’in çekimi henüz bitmiş. Üç saatlik yayında cevapsız çağrıların listesi oldukça kabarık.

Kayınpederimin tam dört defa beni aradığını görünce içimi bir sıkıntı kaplıyor. Üst üste aramalar hayra alamet değil! Hemen dönüyorum ona.

Telefonu açar açmaz “Çok fenayım kızım” diyor. Ayakta duramadığını, başının döndüğünü ve midesinin bulandığını söylüyor. Sesi öylesine bitkin ki… Aklıma “inme” konusunda yaptığım söyleşilerde hekimlerin anlattıkları geliyor.

Yanına ulaşana kadar en kötü olasılığı düşünerek önlem almalıyım. Yaşam bu, ihmale gelmez! Trafiğin yoğun olduğu akşamüstü saatleri. Kayınpederimin yanına ulaşmam köprü trafiği de dikkate alındığında en az bir saati bulur.

Kayınpederim 85 yaşında. Bu yaştaki bir kişide söz konusu şikayetlerin ciddiye alınması ve acilen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini düşünüyorum: Evde bakım hizmeti de veren bir ambulans firmasını arayarak, babamın evinin adresini veriyorum. Sağlık durumuyla ilgili beni bilgilendirmelerini, duruma göre gerekirse yönlendireceğim bir hastaneye götürmelerini söylüyorum.

Köprü üstüne yaklaşırken ambulans şirketinin çağrı merkezi arıyor. Evde babamı muayene eden hekimle konferans görüşmesi yaptırıyor. Ambulansın doktoru “Elektrosu normal sayılır ama ciddi derecede denge sorunu var. Yaşlı bir hastada gelişebilecek problemler nedeniyle hastaneye götürülmeli” diyor.

“KAYINPEDERİM AYAKTA DURAMIYOR”

Eşimi arıyorum. Seksenler dizisinin çekiminde. Telefonu hala kapalı. Kayınpederim de defalarca aramasına rağmen ulaşamamış ona. Hastaneye doğru giderken “İyi ki telefonu kapalıydı” diye düşünmekten kendi alamıyorum. Kalp hastası eşimin babasının bu ani hastalık haberiyle nasıl paniğe kapılacağını, stresle tansiyonunun yükselebileceğini aklıma getiriyorum.

Hastaneye vardığımda kayınpederimi acil serviste buluyorum. Acil serviste onun muayenesini yapan doktor “Çok kritik bir durum yok. Önemli bir şey olduğunu zannetmiyoruz ama nöroloji konsültasyonu istedik” diyor.

Kayınpederimin rengi bembeyaz. Dili peltek. Konuşmakta güçlük çekiyor. Denge sorunu olduğu, ayakta duramadığına göre “Eyvah, inme geçiriyor” diye endişe duyuyorum. Doktorların “Sağlık durumuyla ilgili ciddi bir problem olduğunu düşünmüyoruz” şeklindeki ön teşhislerine ne yalan söyleyeyim, pek de güven duymuyorum o an.

Yapılan tetkiklerin ardından, nöroloji uzmanı genç bir kadın doktor içeriye giriyor. Tanı için gerekli bir takım hareketleri yapması amacıyla yataktan kaldırdığı babam ayakta duramıyor. Hastabakıcıyla birlikte düşmemesi için zorlukla tutuyoruz babamı.

Yatağa yatırıyorlar bu kez. Nöroloji uzmanı genç doktor “Lütfen yaptığım hareketlerin aynısını yapın” diyor. Ellerini burnuna götürüp yana doğru açıyor. Kayınpederim hareketleri yapamıyor. Doktorun gözlerinin içine boş boş bakıyor.

“Eyvah! Durum ciddi” diye endişe içinde muayenenin bitmesini bekliyorum.

Doktor “Bana bakma amcacım. Hareketlerimin aynısını yap, Lütfen ellerime bak” diyor.Kayınpederim ne yanıt veriyor dersiniz:

“Sizin gibi güzel genç bir doktorun yüzüne bakmak varken, ben niye ellerine, kollarına bakayım?”

Doktor kendini tutamayıp bir kahkaha atıyor. Tabii ben de. Sonrasında ekliyor:

“Amcacım senin bence nörolojik hiçbir sorunun yok.’’



Tam o sırada çekilen MR’ın sonuçları geliyor. Rapora göre beyin damar hastalığı bulunmuyor. Nöroloji uzmanı “Muhtemelen kulak kaynaklı bir sorun olabilir” şeklinde görüşlerini dile getiriyor. Yapılan başka tetkikler ve kulak, burun, boğaz hastalıkları uzmanının muayenesi sonucunda kayınpederimdeki denge sorununun iç kulakla ilgili bir problemden kaynaklandığı ortaya çıkıyor. İlaç tedavisiyle kayınpederimdeki denge sorunu ortadan kayboluyor.

İşte, böyle durumlarda yapılması gereken en doğru şey, “geçer” diye bekleme yanlışına düşmemek, en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmak…

İNMENİN BELİRTİLERİNE DİKKAT!

Peki, hangi yakınmalar halk arasında “felç” olarak bilinen inmenin belirtisi olabilir? “İnme beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucunda aniden ortaya çıkan bir durumdur. Beyin damarının tıkanması da, kanaması da aynı tip belirtiler verir” diyen Memorial İnme Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yakup Krespi, inmenin neden olduğu yakınmaları şöyle sıralıyor:

• Vücudun bir yarısında kolun, bacağın felç olması ya da duyulan uyuşma hissi

• Aniden ortaya çıkan konuşma zorluğu, söylenenleri anlamakta zorlanma

• Tek veya her iki gözde birden gelişen ani görme kayıpları

• Çift görme

• Dengesizlik, ayakta durma zorluğu

• Baş dönmesi

• Ani başlayan bulantı, kusma

Tüm bu yakınmalar tek tek inmenin bir belirtisi olabilse de, çoğunlukla birkaçı birlikte görülür. İnmenin tanımı açısından en önemli nokta belirtilerin birdenbire ortaya çıkmasıdır. Söz konusu şikayetlerin inme dışında başka nörolojik hastalıklardan da kaynaklanabileceği unutulmamalıdır. Ancak bu tip yakınmalarla sağlık kuruluşlarına başvuran her 10 kişiden dokuzunda altta yatan neden inmedir.

İNMEYLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER

Memorial İnme Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yakup Krespi, halk arasında felç olarak bilinen inme, nedenleri ve inmenin tedavisine yaklaşım konusunda bilgi veriyor:

“Dünya Sağlık Teşkilatı belirtilerin 24 saatten fazla sürmesini ‘inme’ olarak nitelendirir. Ancak böyle bir tabloda hastanın şikayetleri 15 ya da 60 dakikayı geçerse genellikle inme yerleşmiş demektir. Bu sürede ortaya çıkan belirtiler bütünüyle gerilerse geçiçi iskemik atak’ olarak tanımlanır.

• Yerleşmiş inme ile geçici iskemik atak arasında inmenin tekrar riski açısından bir fark yoktur. Geçici şikayetleri takiben ilk bir hafta içinde kişinin kalıcı inme riski yüzde 10’dur. Aynı risk iyi tedavi edilmemiş inmeler açısından da söz konusudur. Dolayısı ile yakınmaların kısa sürede düzelmiş olması bizi kandırmamalı, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

• İnmelerin yüzde 80’i tıkayıcı tiptedir. Uygun zamanda uygun tedaviyle, inme gelişen kişilerde kalıcı sakatlıkları önlemek, yaşam kayıplarına dur demek mümkündür.

• İnme geçiren kişilerin belirtilerin ortaya çıktığı andan itibaren ilk 6 saat içinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna ulaştırılması önemlidir. Bugünkü bilgilerimiz ile tıka-yıcı inme sonrası ilk 6 saat içinde başlatılabilen damarı açıcı tedaviler kalıcı sakatlık riskini azaltmaktadır.”

İNME RİSKİNİZ NEDİR?

Memorial İnme Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yakup Krespi, inme açısından risk faktörlerini şöyle sıralıyor:

• Kan basıncı yüksekliği (Hipertansiyon)

• Diyabet

• Kolesterol, trigliserid gibi vücut yağlarının yüksekliği

• Obezite (metabolik sendrom)

• Sigara

• Karotis (şah damarı) darlıkları

• Atriyal fibrilasyon (Bu tip bir ritim problemi özellikle 70 yaş sonrasındaki inmelerin en büyük nedenidir)

• Kalp krizi

• Kalp kapak hastalıkları




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.