Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Estetik uygulamaları sonrası güneşten korunmak

Estetik uygulamaları sonrası güneşten korunmak



Cerrahi gerektirmeyen yöntemler olsa dahi estetik uygulamalar sonrası güneşten korunmak gerekiyor. bu yüzden de yaz avlarında güzellik işleri askıva alınıvor. Güzellik ve bakımından mahrum kalmak istemeyenler için yaz tatilinde endişe duymadan neler yapılabileceğini uzmanından öğrendik.

Güneş, hem kısa hem de uzun etkileri olan ultraviyole ışınlarını kapsıyor. Bu etkilerin bazıları olumlu, çoğu da olumsuz, kiv Hospital Dermatolji Bölümü’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, güneşin akut yani kısa dönemli etkilerinden en bilineninin yanık yapması olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Güngör, “Güneş yanığı deride kızarma, yanma, kaşıntı şeklinde görülüyor. Bu etkiye ultraviyole B ışınları sebep oluyor. Ultraviyole A ışınlarına uzun yıllar boyunca maruz kalmanın etkileri geç dönemde görülüyor, 10 yıl sonra bile ortaya çıkabiliyor. Bu kronik etkiler arasında güneş lekeleri başı çekiyor” diye açıklıyor. Güneşe maruz kalmak deri kanseri oluşma riskini artırıyor. Genç yaşlarda görülen bir kanser olan melanom riskini artırırken, bazal ve skuamöz hücreli karsinom gibi daha ileri yaşlarda görülen deri kanserleri görülme oranını da yükseltiyor.

Güneş ışınlarının kadınlar için en önemli etkisinin, erken yaşlanmayı hızlandırması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Güngör, güneşe karşı korunmanın en iyi antiaging yaklaşımlardan biri olarak kabul edildiğini de belirtiyor. Prof. Dr. Güngör, korunmanın yanı sıra güneşle dost yani riske girmeden yaptırabileceğiniz yöntemleri sizin için anlattı.

Botulinum Toksin

Daha çok bilinen adıyla botoks yılın her dönemi yaptırılabilen bir estetik uygulama. Güneşle hiçbir alakası yok. Özellikle yüzün üst yarısında olan alın, kaş arasındaki kızgınlık ve göz etrafındaki kaz ayağı çizgileri üzerinde etkili oluyor. Amaç, yapılan bölgede altta bulunan kası kısa süreliğine istirahate sevk ederek üstteki derinin kırışmasını engellemek. Yaz-kış yapılabiliyor, hiçbir sakıncası bulunmuyor. Botoksun yazdan önce yapılması tavsiye ediliyor çünkü güneşte kaşları çatma, yüzü kırıştırma daha fazla yapılıyor. Kırışıklık oluşumunu önlemek için tabii ki güneş gözlüğü ve şapka kullanmak önem taşıyor. Bu ikisinin yanı sıra botoks da yaptırılırsa kırışıklığın yerleşmesinin önüne geçilmiş oluyor.

Terleme tedavisinde de botoks öne çıkan bir yöntem. Özellikle koltuk altı terlemesinde botoks uygulaması sayesinde bu sorunun önüne geçilebiliyor. Avuç içi ve ayak tabanına yapıldığında da etkili oluyor. Normal terleyen bir kişi nisan-mayıs aylarında botoks yaptırdığı takdirde yaz sonuna kadar kuru kalabiliyor. Giysilerde ter lekesi görülmüyor ve kumaş terden dolayı bozulmuyor.

Mezoterapi

Cildin altına küçük iğneler aracılığıyla yapılan vitamin enjeksiyonları işlemine verilen isim. Bunu günlük kullanılan antiaging kremlerin cilt altına depolanması olarak düşünebilirsiniz. İki-üç hafta arayla, beş-altı seans yapılıyor. Cildin canlanmasına, lekelerde azalmaya, cildin daha fazla nemlenmesine ve parlak görünmesine yardımcı oluyor.

PRP

Plateletten zengin plazma diye anılan bu yöntemde; kişinin kanının alınması, bu kanın santrifüjle kandaki büyüme faktörlerinin konsantre bir şekilde yine küçük mezoterapi iğneleriyle cilde verilmesi işlemleri yapılıyor. Yüzde belirgin bir aydınlanma hedefleniyor. Günümüzde bu PRP’lere hyalüronik asit de ekleniyor. Su tutucu özelliği olan hyalüronik asit cilde daha uzun süreli nemlendirme sağlıyor. Özellikle 30’lu yaşlardan itibaren PRP’li hyalüronik asit, kuru ciltlerde gözle görülür etkiler ortaya çıkarıyor. PRP’nin güneşle bir ilgisi bulunmuyor, dolayısıyla yılın her mevsimi yapılabiliyor.

Plexr

Bu yöntem, plazma enerjisini kullanıyor ve özellikle üst göz kapağı düşüklüğünün kaldırılmasında tercih ediliyor. Ofiste çalışan, dışarı çıktığında güneş gözlüğünü sürekli takacak yani güneş korumasına dikkat edebilecek kişilere yaz aylarında önerilen bir yöntem Plexr. Çünkü bu uygulama ciltte kabuklanma yapıyor ve üst göz kapağına uygulandığında kabuklu bölüm göz açık olduğunda görünmeyen alanda kalıyor. İşte bu yüzden yaz aylarında yapılmasında sakınca bulunmuyor. Plazma enerjisi deride büzülme etkisi yaratıyor, derinin yüzey alanı azaldığı için de geriliyor. Bu yöntem, kış aylarında akne skarları tedavisinde de kullanılabiliyor. Yine benzer şekilde aknenin etrafındaki derinin gerilmesi sonucu çukurlu görünüm azalmış oluyor. Lazerden farkı ise lazerin çevre dokuya da hasar verme ihtimali bulunuyor. Plexr işlemi göz kapağına uygulandığında o bölgede noktasal kabuklanmalar oluyor. Bir işlem yapıldığı için ertesi gün göz kapağı şişiyor. Iki-üç gün içerisinde bu şişiklerin geçmesi bekleniyor. Kabuklanma ise fondötenle kapatılabiliyor. Bu kabukların tamamen dökülmesi 15 günü buluyor. Bu süre zarfında kesinlikle güneşten korunmak gerekiyor. Yine de göz kapağı ameliyatına göre süre, etki ve fiyat açısından avantajlar taşıyor. Göz kapağı düşüklüğü ileri boyuttaysa ikinci hatta üçüncü defa tekrarlanabiliyor.

Fokuslu ultrason terapisi

Ultrasonik dalgalarla deri altındaki kolaj en doku uyarılarak cildin yeni dokular üretmesi hedefleniyor.

Cildin üst tabakasında herhangi bir yaralanma olmadığı için güneş açısından sakınca taşımıyor. Ciltte sıkılaşma ve gerginleşme amaçlanıyor.

Altın iğneli rodyofrekans



Radyofrekans; derinin alt tabakasını ısıtıp, oradaki lifleri parçalayarak, yeniden yapılmasını sağlayan bir mekanizma. Altın iğneli radyofrekans ise ısıyı üstten vermek yerine, iğneler aracılığıyla derinin altına iletiyor.

Buna rağmen ciltte bir hasarlanma söz konusu oluyor. Dolayısıyla kış aylarında yapılması önerilse de çok iyi korunulduğu takdirde yaz aylarında da yapılabiliyor.

Dolgu

Çapraz bağlı hyalüronik asidin derinin altına verilmesi işlemine de dolgu deniliyor. Özellikle göz altındaki sarkmalar, yanak ve dudaklardaki volüm kaybında dolgu işlemi tercih ediliyor. Kemik üzerine konulduğu için yine güneşten sakınmayı gerektirecek özel bir durumu bulunmuyor. Yaşla birlikte ciltte bulunan yağ yastıkçıkları hem eriyor hem de aşağıya doğru kayıyor. Yüz aşağı doğru sarkma yaşıyor. Bundan dolayı özellikle burundan dudak kenarlarına olan çizgiler zamanla oluşuyor ve belirginleşiyor. Bunlara parantez çizgiler deniliyor. Yine çene bölümünde aşağı doğru bir bombe oluşumu gerçekleşebiliyor.

Göz altlarında çukurlar olabiliyor, dudak kenarları aşağı kıvrılabiliyor, dudaklarda volüm kaybı yaşanabiliyor. Tüm bu etkiler kişide yorgun bir görüntü yaratıyor. Dolgularla tüm bu etkilerin düzeltilmesi amaçlanıyor. Abartılı dolgu örnekleri artık tüm dünyada yok denilecek kadar az. Belli belirsiz denilen dolgu uygulamaları daha çok tercih ediliyor.

Nd-Yog lazer

Her ne kadar lazer uygulamaları için dönemsel olarak kış ayları tavsiye edilse de yüz veya ciltte bulunan küçük kırmızı benlerin yok edilmesi için yaz aylarında yapılmasında sakınca bulunmuyor. Burnun üzerinde örümcek denilen küçük bir kırmızı ben, lazerle alındığı takdirde güneşten korunmak kaydıyla yapılmasında sakınca bulunmuyor. Bu benler kabuk oluşturmadığı ve yenileyen bir uygulamaya ihtiyaç duyulmadığı için yapılabiliyor.

Kök hücre

Tıp alanındaki en önemli gelişme alanlarından biri olan kök hücre uygulamaları, cildin yaşlanma sürecinin geciktirilmesi ve gençleştirilmesi amacıyla kullanılıyor. Otolog fibroblast enjeksiyonu öncesinde, kişinin kulak arkasındaki deriden steril şartlarda küçük bir biyopsi alınarak, kök hücre laboratuvarında fıbroblast hücre üretim süreci başlatılıyor. Sadece kişinin kendi için, bireye özgü üretilen canlı fibroblast hücreleri kolajen adlı proteinin yapımından sorumlu oluyor. Ciltte kolajen yapımının artması kırışıklıkların düzelmesini, cildin elastiyetinin artmasını, cilt renginin homojenleşmesini sağlıyor, böylelikle cildin yaşlanması düzeltilerek süreç yavaşlatılıyor. Estetik cerrahi operasyonlar ve diğer antiaging uygulamalarla beraber uygulandığında etkinliği daha da artıyor.

UYGULAMA SONRASI İYİ KORUMU HASIL YAPILIYOR?

İşlemden sonra mutlaka güneş koruyucunun evden çıkmadan yüze sürülmüş olması gerekiyor. Eğer yapılan işlem sırasında kabuklanma oluştuysa öncesinde önerilen nemlendirici de sürülmeli.

Her iki saatte bir güneş koruyucunun tekrarlanması önem taşıyor. “Ofiste çalışıyorum, güneş ışığı görmüyorum” diye düşünülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Emel Güngör, son dönemde yapılan araştırmalarda ofislerdeki görünür ışığın da leke oluşumunda rolü olduğunun saptandığını söylüyor. Özellikle gebeler, doğum kontrol hapı kullananlar, tiroit problemi olanlar lekelenmeye daha yatkın olduğu için bu grubun ekstra önlem almasında fayda var.

YAZ AYLARINDA YENİ LEKE OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN NELER’ YAPILMALI?

Eğer bir kişide daha önce leke problemi olduysa yaz aylarında bu lekeler artabiliyor veya ortaya çıkabiliyor. Her güneş ışığı bu kişiler için potansiyel leke… Yazın evden çıkmadan önce güneş koruyucunun sürülmesi ve ofiste tekrarlanması önem taşıyor. Genellikle havanın bulutlu olduğu günlerde güneşe maruz kalınmayacağı düşünülse de bu bir yanlış algı. Dolayısıyla çalışanların ofis çekmecesinde güneş koruyucu krem bulundurması tavsiye ediliyor. Yaz aylarında renkli koruyucular tercih edildiği için yine bu kremlerin de tekrarlanması önemli. Deniz kenarında ise fark etmeden terlendiği veya su içildiği için özellikle dudak üstü bölgedeki koruyucu gidiyor.

Yaz aylan boyunca dudak üzerine sir ağda yapılmaması da gerekiyor. Deniz kenarında oturulan süre boyunca saat başı koruyucu yenilenmeli. Her sürüşte de miktar olarak iki çay kaşığı yeterli geliyor.

KIŞA BIRAKIN!

Prof. Dr. Emel Güngör, cilt bakımında bazı uygulamaların tıpkı karıncaların çalışma prensibi gibi kıştan yaza yatırım olarak yapılması gerektiğini belirtiyor. Güneşle dost olmayan uygulamalar arasında aşağıdakiler başı çekiyor:

Froksiyonel lazer: Abiasyon yani ciltte hasar yapan bir yöntem. Aslında bu hasar ciltte olumlu bir etki yaratıyor ancak kesinlikle kış aylarında yapılması tavsiye ediliyor. Ölü deri ile alttaki kolajen ve elastik lif yapan dermiş denilen dokunun canlandırılması hedefleniyor. Froksiyonel lazer, en çok rejunevasyon yani antiaging etki elde etmek ve akne izlerini gidermek amacıyla kullanılıyor. Çatlak görünümünün giderilmesi için de tercih edilen uygulamalar arasında yer alıyor.

Kimyasal peeling: Lekelerin giderilmesi, cildin aydınlanması ve gençleşme etkileri için tercih edilen bir yöntem. Aynı zamanda kimyasol peeling ile gözeneklerin sıkılaşması ve akne oluşumunun azalması da amaçlanıyor.

Lazer epilasyon: Seansları en azından beş-altı defa sürdüğü ve belli aralıklarla yapılması gerektiği için ekim ayından sonra başlanmasında fayda var. Lazer epilasyonda, cihazın uygulama yapılacak bölgeye göre seçilmesi önem taşıyor. Örneğin, vücut bölgesinde kullanımı önerilen Alexandrite cihazının yüz bölgesinde kullanımı tüylerin kalınlaşmasına yol açabiliyor.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.