Anasayfa / Sağlık Haberleri / Esra Kazancıbaşı Öztekin Akıllı Hastanın Sağlık Rehberi

Esra Kazancıbaşı Öztekin Akıllı Hastanın Sağlık Rehberi



SAĞLIKTA UZMAN GAZETECİLİĞİN ÖNEMİ

Sağlık haberciliğinde geçen 29 yılda katıldığım yüzlerce basın toplantısında ve izlediğim tıbbi kongrelerde, yaptığım 3.000 e yakın sağlık programında ve imza attığım söyleşilerde başarılı pek çok doktor tanıdım. Tıpta uzmanlaşmanın yolculuğunda bazı hekimlerin alanlarındaki hangi konulara yoğunlaştıklarını az çok öğrendim. Yanıtını bilmediğim sorularda ise sağlık camiasındaki dostlarım her zaman telefonun öbür ucunda bana yol gösterdiler. İşte bu nedenle, kendimin ya da ailemin yaşadığı sağlık problemlerinde kısa zamanda doğru doktora ve doğru tedaviye ulaşabildik. Sağlık muhabirliğindeki birikiminin ışığında çocuğundaki şaşılık probleminden babasındaki prostat kanserine kadar her türlü hastalıkta bana doktor, hastane seçimi konusunda danışan tanıdıklarıma da elimden geldiğinde yol göstermeye çalıştım.

Bizler gibi sağlık muhabiri ya da bir doktor, hemşire arkadaşı olanlar; bir politikacı, işadamı, bürokrat aracığıyla hastanenin yetkililerine ulaşma imkanı bulunanlar şanslı. Peki ya evin bir ferdini esir alan hastalığın fırtınasıyla yapayalnız mücadele edenler? Kanser gibi hastalıkların tedavisinin zorlu yolculuğunda zifiri karanlık bir yolda ilerlerken akıl alacak veya “Şu hastane, doktor işlerinde bana yardım et lütfen” diyecek kimsesi olmayanlar? Ameliyathanenin kapısında saatlerce beklerken kendini çaresiz hissedenler?

Aslında hangi durumlarda nereye ve nasıl ulaşılması ge-rekildiğini bilen, sağlıkta tehlike dolu bilgilerin de yer aldığı internet denizinde güvenle ve bilinçle sörf yapabilen hastaların, hasta yakınlarının işi düşünüldüğü kadar zor değil.

SADECE GAZETECİ DEĞİL, HASTA VE HASTA YAKINI GÖZÜYLE DE…

Bir sağlık muhabiri olarak 29 yılda öğrendiklerimi paylaşmak amacıyla bu kitabı hazırlamaya karar verdim. “Akıllı Hastanın Sağlık Rehberi’ni aslında hayatta en değerli şey olan sağlıklarını yitirmemek ya da yeniden kazanmak için çabalayan milyonlarca insanın doğru doktora_ve tedaviye ulaşmalarına, mükemmel sağlığa kavuşmalarına katkıda bulunmak arzusuyla yazdım.

Kitapta, hem sağlıkta uzman gazeteci olarak görüşlerim, röportaj yaptığım hekimlerin, basın toplantılarında dinlediğim uzmanların önerileri, hem de bir hasta ve hasta yakını olarak yaşadıklarım, hissettiklerim ve deneyimlediklerim yer alıyor.

Eşimin kalple ilgili geçirdiği önemli sorunda, 2,5 ayı bulan hastane günlerinde karşılaştığımız onca tersliğe rağmen iyileşme umuduna nasıl sıkıca sarıldığımızı… Hastalığa başımıza gelen bir felaket olarak değil de, aslında yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmek için fırsat olarak bakmamız gerektiğini… Kendi ailemdeki kronik hastalığı olanlardan yola çıkarak ilaç kullanımında ve doktorumuzun tavsiyelerine uyma konusunda yaptığımız yanlışları… Ailemizin sağlığını nasıl yönetebileceğimizi… Annemiz babamız yaşlandığında, kısacası roller değişip onlar çocuk, biz ebeveyn olduğumuzda dikkat etmemiz gerekenleri… Sağlıkta acil durumlar için önceden hazırlamamız gereken kriz planının ayrıntılarını… Cinsel ve ruhsal sorunların tedavisi için ihtiyaç duyulan uzmana nasıl ulaşabileceğimizi…

Genellikle kendi yakın çevremin sağlık hikayelerini de paylaştığım bu yazılarda çoğunuzun kendini veya eşini, ağabeyini, teyzesini bulacağına eminim. Çünkü biz toplum olarak sağlığımızı korumayı bilmiyoruz. Ta ki, ameliyat, kemoterapi, radyoterapi gibi tedaviler gerektiren hastalıklarla tanışana kadar. Hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalıkları ise kalp, böbrek gibi başka organları etkilemedikleri takdirde ne yazık ki ciddiye almıyoruz, Çoğu kişi taburcu olduktan kısa süre sonra hastanede, yoğun bakımda geçen acılı, ağrılı, uykusuz geceleri unutup, hiç hastalanmamış gibi yaşamaya başlıyor. Ve bu umursamazlığın faturası ağır oluyor; hastalık yeniden, belki de devleşerek kapıyı çalışıyor. Hastalığın çoğunlukla daha gürültülü bir şekilde geldiği bu durumlarda doktordan mucize beklemek ne kadar doğru ve gerçekçidir?



DOKTORLARIMIZIN ADINI VERMEDİM ÇÜNKÜ…

Başta annem ve eşim olmak üzere hayatta en sevdiğim insanları etkileyen hastalıklarda sağlıkta kriz dönemlerini nasıl yönettiğimi, neler hissettiğimi anlatırken doktorlarımızın adını vermekten özenle kaçındım. Bağırsağım tıkandığında, eşimin ve babamın geçirdikleri ciddi kalp rahatsızlıklarında, annemin kolu kırıldığında bizleri doğru zamanda, doğru tedavilerle iyileştiren doktorlarımıza büyük bir saygım ve sevgim var. Ancak Türkiye’nin dört bir yanındaki hastanelerde en az onlar kadar başarılı binlerce doktor görev yapıyor. Kalp, beyin cerrahisinden onkolojiye; endokrinolojiden ortopediye kadar tıbbın her dalında Türkiye’nin özveriyle çalışan, başarılı tüm hekimlerine haksızlık edeceğim kaygısıyla doktorlarımızın isimlerine kitapta yer vermedim.

Kitapta sadece Medikal’de ya da sağlık portalında söyleşi yaptığım doktorlar arasında önerilerini kaynak olarak gösterdiklerimin isimlerini kullandım. Ailemin ve kendimin sağlık problemlerimizle ilgili yazılarımı; uzmanların önerileriyle bütünleştirerek kitabın hastalıklardan korunma, erken teşhis, kronik hastalıklarla mücadele konularında bilgilendirici bir başucu kaynağı olmasını da amaçladım. Kitapta alıntı yapacağım bölümleri basım öncesinde ilgili doktorlar ile paylaştım. Tıbbi bilgilerin doğruluğu ve güncelliği adına ekleme ya da değiştirme yapmak isteyip istemediklerini sordum.

KİTABI BİTİRME STRESİNE KALBİM İSYAN EDİNCE…

Bu arada kitabı bir an önce bitirme heyecanıyla, her yeni projede olduğu gibi uykusuz gecelere demir attım. Diğer kitap projesinin röportajlarıyla aynı döneme denk gelen stresli haftalarda iki üç saatlik uykuyla güne merhaba demek zorunda kaldığım zamanlar oldu. Sonuçta yorgunluğa ve strese bağlı olarak kalbim isyan etti, tansiyonumum fırladı. Acil servise gittiğimde tansiyonum 18, nabzım ise 175’ti. Doktorlar strese ve yorgunluğa bağlı kalbimde “atriyal fibrilasyon” denilen bir ritim bozukluğu geliştiğini söylediler. Bir gece hastanede kaldım. Kitabı teslim etme döneminde yaşadığım bu sağlık problemini de sizlerle paylaştım. Hastalığımın bana öğrettiklerini de…

İYİLEŞME UMUDUNU HİÇ KAYBETMEMEK…

Geçmişte yaptığım röportajlarda verdikleri önemli mesajlarının bir bölümünü kitapta kaynak olarak kullandığım tüm hekimlere ve “Hastalık Ünlülere Ne Öğretti?” bölümünde görüşleri yer alan medya, sanat ve spor dünyasının sevilen isimlerine teşekkür ederim.

Bir teşekkürüm de, sağlık muhabirliğine başladığım ilk günlerden bu yana tanıdığım Dr. Murat Fırat, Dr. Nezih Varol ve CenkTezcan’a. Akıllı Hastanın Sağlık Rehberinde ailemizin sağlığını yönetirken karşılaşabileceğimiz hemen her sorunun yanıtının yer alabilmesi için eksik kalan üç konuda ben sordum, onlar yanıtladılar. Böylelikle “Özel sağlık sigortası yaptırırken nelere dikkat etmeli?”, “Tıbbi hatalarda nereye başvurmalı?” ve “Gelecekte sağlık bilgilerimiz nasıl saklanacak?” konularındaki söyleşiler ortaya çıktı.

Bir diğer teşekkürüm ise eşim Rasim Öztekin’e. Mutfak sanatında da usta bir sanatçı olarak yemek programı yapmak ve orada paylaşmak istediği bilgileri “Sağlıklı Mutfak İçin Sağlıklı Seçimler’’ başlığıyla ilk olarak kitabımda kullanmama izin verdiği için. (Eş torpili denen şey bu mu oluyor acaba?)

Akıllı Hastanın Sağlık Rehberi’ndeki yazılarla; sizin ya da sevdiklerinizin doğru doktora, doğru tedaviye ulaşmasına ve hastaların, hasta yakınlarının iyileşme umuduna sıkıca sarılmalarına biraz olsun katkıda bulunabiliyorsam ne mutlu bana!

Esra Kazancıbaşı Öztekin İstanbul, Beykoz, Şubat 2013




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.