Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Eskimoz Metotlar Işığında Hastalık ve Sağlığın Tanımı

Eskimoz Metotlar Işığında Hastalık ve Sağlığın Tanımı



insan bedeninin düzgün çalışmasına “sağlık” çalışmasının normalden farklılık göstermesine de “hastalık” denir. Hastalık ve sağlık kavramları kültürlere bağlıdır. Örneğin; bir topluluğun çoğunda bağırsak paraziti varsa, bu durum hastalıktan sayılmayabilir. Pek çok insan bir yerinden şikâyetçi olmadığı zaman kendisini sağlıklı kabul eder. Sağlık, yalnızca hasta veya sakat olmamak değil; bedenen, ruhen ve sosyal yönlerden tam bir iyilik hâlidir, insanın çevresindeki ve kişisel olumsuzluklarının toplam etkilerinin, insan vücudunda yol açtıkları sistem bozukluklarına da “hastalık” diyebiliriz. Vücudumuzun yaradılışta mükemmel olarak kurulmuş bulunan ahengindeki aksaklık, hastalıktır.

Her hastalık, bir tıkanıklıktır. Bu nedenle hastalık belirtileri, vücudun belirli bir yerinde birikmiş olan mukusun meydana getirdiği tıkanıklığın işaretidir. Mukusun en fazla birikim yaptığı bölgeler, dil, mide ve tüm sindirim kanalıdır. Vücudumuzda en fazla tıkanma, bağırsaklarda meydana gelir. Bağırsaklarımızda ortalama olarak en az 5 kilo dışarıya atılmamış dışkı bulunur. Bu da kan dolaşımımızın ve tüm vücut sistemimizin zehirlenmesine neden olarak, bizleri hasta yapar. Her hasta insan, az ya da çok mukusla tıkanmış bir organizmadır, insan vücudunun tüm boru sitemi, özellikle mikroskobik boyuttaki kılcal borular, yanlış beslenme sonucu kronik olarak tıkanmıştır.

Bu durum, hiç temizlenmeyen bir soba borusunun kurumuna benzer. Çünkü protein ve karbonhidrat içeren besinlerden geriye kalan atık maddeler zamanla katı hâle gelerek vücutta tıkanmalara neden olur.

Mukus

Çocukluk dönemlerinden beri birikmeye başlayan, iyi sindirilmemiş ve İşarı atılamamış besin parçalarından oluşmaktadır. İşte hastalık, yıllardır Jiriken bu yabancı madde ve zehirleri boşaltmak için vücudun başlattığı jir girişimdir. Aslında iyileşmesi gereken hastalık değil vücuttur. Sağlığımı-s ilaç şişeleriyle kavuşamayız. Bizim bu kitapta anlatmak istediğimiz tedavi yöntemi, tamamıyla yenilenme, genel bir temizliktir. Bu tedavi, kişise daha önce yaşamadığı mükemmel bir sağlık kazandırır. Fakat bu sağlıca birkaç günlük arınma progrlarıyla ulaşamayız. Hayatımız boyunca yatığımıza dikkat etmeliyiz.

Eskimez Metotlarla Hastalıkta Teşhis

Doktorlar hastalığın teşhisine, tedaviden daha fazla önem verir. Belirlenen raporlar, belirtiler ve uzmanlık bilgileriyle hastalığa teşhis koyan hekimler, tedavi için uygun yola başvururlar.



Vücuda uygulanan kısa süreli bir oruçla, en kesin teşhis konulabilir, •iruç sırasında hasta kendini ne kadar kötü hissederse, vücudundaki zor-anma o derece büyük demektir. Baş dönmesi ya da baş ağrıları ne kadar şiddetliyse, hastanın kanı o ölçüde mukus ve toksinle kirlenmiş demektir. Kalp çarpıntısının fazlalaşması, vücudun herhangi bir yerinde iltihap oluşumunu gösterir, iyi bir doktor, vücudun iç bölgelerinde oluşan tıkanma, o bölgede hissedilen hafif bir ağrıyla, röntgen ışınlarına gerek kalmadan teşhis edebilir.

Hastalıkları teşhis etmenin en ko !ay ve güvenilir yolu, 2-3 gün oruç utmaktır. Oruç sırasında dilin yüzeyindeki tabaka, vücudun iç görünümünü açıkça yansıtacak, hastanın ağız kokusu da bozulmanın ne ölçüde olduğunu tespit edecektir. Bir jruç kürünün başlangıcında, metabolizmanın herhangi bir yerinde iğrı söz konusuysa, o ağrıyan yer sizin zayıf noktanızdır. Oruç sırasında hasta kendini ne kadar zayıf hissediyorsa, vücudundaki yük de o kadar büyüktür.

Bazı Natüristlerin Hastalığa Yaklaşımları

Natürizm, tıptan daha ileri bir aşamadır. Bu öğretiye göre hastalıklar, doğrudan bedensel durumla ilgilidir. Natürizm, hastalıkların temel unsuru olan yabancı maddelerin nedenini, türünü ve bileşimini yeterli görmez. Dr. Lahman şöyle diyordu: “hastalıkların sebebi, karbondioksit ve gazlardır.” Fakat dr. Lahman bu gazların, çürümüş, sindirilmemiş besin parçacıklarından kaynaklandığını (mukusun sürekli gaz oluşturduğu aşama) bilmiyordu. Dr. Jaeger, “hastalık kötü bir kokudur.” Der. Doğa, bedensel yıkımın ne derece ilerlediğine dair, kötü koku şeklinde bir bulguya işaret etmektedir. İngiltere’den dr. Haigh, “anti-ürik asit diyeti”ni geliştirmiştir. Dr. Haigh, hastalıkların çoğunun ürik asitten kaynaklandığı düşüncesindeydi ki gerçekten de hasta bedende mukusun yanı sıra ürik asit de önemli bir paya sahiptir. Natürizm, bu semptomatik bulgu öğretisini önemle dikkate alırken, sadece tek bir hastalığın var olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. (Kaynak: Prof. Dr. Arrıold Ebret, Die Schleimfreie Heilkost, Şifalı Besinler ve Mukussuz Şifa Diyeti, İm Yayınları, İstanbul, 2001, 5. 61)

İnsanın Sağlık Durumunu Değiştiren Sebepler

Hava, mevsimler, rüzgâr, dağlar ve denizler, yaban yerlerdeki değişiklikler, yiyecek ve içecekler insan sağlığını etkileyen sebeplerdendir. Bedeni kuşatan hava, kalbimizin rahatlamasına ve ruhumuzun değişmesine neden olur. Mevsimlerin ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olarak çeşitlilik göstermesi; rüzgârın kuzey, doğu, batı ve güney yönlerinden esmesi sağlığımızın değişmesine sebeptir. Dağ ve deniz havasının farklı olması da sağlığımızı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.