Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Doktorundan Mucize Bekleme! Sağlığına Sahip Çık!

Doktorundan Mucize Bekleme! Sağlığına Sahip Çık!



İyileşince hastalık günlerini unutanlar…

Doktorundan Mucize Bekleme! Sağlığına Sahip Çık!

İyileşince hastalık günlerini unutuyor çoğu insan. Yemek yiyemediği, ayağa kalkıp yürüyemediği, tuvalete bile gidemediği günleri hafıza denen dipsiz kuyunun içine hapsediyor. Taburcu olunca, yaşamına bir karabasan gibi çöken sağlık probleminin tamamen hayatından çekip gittiği yanılsamasına düşüyor.

Tedavisi sürürken ya da nekahet döneminde doktorunun “bırak” önerisiyle elveda dediği sigaraya ya da alkole yeniden başlıyor. Hekimin “Kesinlikle ağır kaldırmayın”,”Soğuk, karlı havalarda mümkünse sokağa çıkmayın. Çıkarsanız da uzun süre dolaşmayın, mutlaka bir atkı kullanın” gibi uyarılarım hiç dikkate almıyor.

İçtiği onca ilacın, geçirdiği ameliyatın, yoğun bakım servisinde geçen günlerin zorluklarını unutuyor. Ve hiç has-talanmamışçasına yaşamaya başlıyor. Düzenli olarak alması gereken ilaçlarını içmeyi ya ihmal ediyor ya da tamamen bırakıyor. Doktor kontrollerini, yaptırması gereken tetkikleri boşveriyor.

Şöyle bir düşünün lütfen… Ailenizde, dostlarınızda ya da iş arkadaşlarınızda kendi sağlığına, hayatına böyle sorumsuzca davranan ne kadar çok insan olduğunu göreceksiniz.

“Ben artık iyiyim”, “İyileştim, turp gibiyim”yanılması olan kişilerde; zaman içinde alman fazla kilolar, bırakılan ilaçlar, belki de yıllardır yaptırılmayan sağlık kontrolleri sonucu diyabet gibi kronik hastalıklar başka organların sağlığını bozabiliyor: Bypass ameliyatı, koroner stent uygulamaları gibi girişimlerden kısa süre sonra ciddi kalp sorunları görülebiliyor.

HASTALIKLARI KÜÇÜMSERSENİZ, DEVLEŞEREK KARŞINIZA ÇIKARLAR

Hastalıkların ikinci, üçüncü defa kapısını çaldığı kişilerin çoğu mucizelerden medet umuyor. Doktorundan mucize bekliyor; tanrısal mucizelerin gücüne sığınmaya çalışıyor.

Oysa, bilinçli ve akıllı bir hasta, sağlığının ve hayatının sorumluğunu her zaman taşıyabilmeli. Eğer hastalıkları küçümserseniz, onları bir gün karşınızda devleşmiş olarak görebilirsiniz. Eğer hekiminizin önerilerini ciddiye almazsanız, sağlık problemi eskisinden çok daha ciddi bir tabloyla yeniden hayatınızı etkileyebilir. İhmaliniz, aldırmazlığınız nedeniyle ilerleyen hastalığınızın tedavisinde doktorunuzdan mucize beklemek ne kadar mantıksaldır?

Tedavinin başarısı, hastalıkların kontrolü ve sağlıklı yaşam için bizlere düşen önemli sorumluluklar var. İşte, sağlık IQ’su yüksek bir hastanın yapması gerekenler:46

AMELİYATA HAZIRLIK AŞAMASINDA

• Tanı amaçlı uygulanacak bir test, girişim ya da geçireceğiniz bir ameliyat öncesinde bırakmanız gereken ilaçlar varsa, doktorunun önerdiği tarihten başlayarak bu kurala uyun.

• Ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanızı söyleyen anestezi uzmanınızın ve cerrahınızın sözlerini ciddiye alın, “Birkaç nefes sigaradan bir şey olmaz” diye düşünmeyin.

TEDAVİ AŞAMASINDA VE CERRAHİ GİRİŞİM SONRASINDA

• Yapılan araştırmalar hipertansiyon ilacı verilen her beş hastadan ancak birinin ilaçlarını düzgün kullandığını gösteriyor. Tedavinin başarısı için hekiminizin reçetesine aynen uyun.

• Tedaviye başladıktan sonra ortaya çıkan sağlıkla ilgili bir yakınmanızın yeni kullanmaya başladığınız ilaçlardan kaynaklanabileceğini düşünüyorsanız, mutlaka hekiminizi bilgilendirin. Asla kendi başınıza, dost-ahbap önerisiyle ilaçlarınızı kesmeyin, günlük kullanım dozlarınızı değiştirmeyin.

• Sizinle aynı hastalığa sahip arkadaşınıza “iyi geldi” diye onun kullandığı ilacı asla almayın. Hastalık ve tedavileri kişiye özeldir. Tedavinizi belirleyecek bir tek kişi vardır: hekiminiz.

• Hekiminiz önermeden vitamin kullanma yanlışına düşmeyin. Bilinçsiz ve aşırı miktarda alınan bazı vitaminler yarardan çok, tam tersine, zarar getirebilir.

• Doktorunuza danışmadan, hastalığınıza iyi geldiği, tedavi ettiği ya da nüksetmesini önlediği iddia edilen hiçbir alternatif yöntemi denemeyin; bitkisel reçeteyi, karışımı kullanmayın. Bunların kullandığınız ilaçlarla etkileşime geçip tedavinizi olumsuz etkileme ve karaciğer yetmezliği gibi hayatı tehdit eden hastalıklara neden olabilme riskini dikkate alın.

• Uygulanan ilaç tedavisinin ya da geçirilen cerrahi müdahalenin başarısında istirahatın da önemi büyüktür. Ameliyat sonrasında hekiminizin tavsiye ettiği sürece ve şekilde istirahat edin. Riskli hareketlerden kaçının.

• Tedaviniz için verilen diyet reçetesini aksatmadan uygulayın.



• Özellikle diyabet, kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği gibi tedavisinde diyetin önemli paya sahip olduğu hastalıklarda hekiminizin ya da diyetisyeninizin önerileriyle öğünlerinizi düzenleyin. İştahınızın sesi yerine, doktorunuzun önerilerine kulak verin.

• Uzmanlar, hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde egzersizin önemine her fırsatta vurgu yapıyorlar. Bu nedenle doktorunuzun önerdiği egzersizleri mutlaka yapın.

• Hekiminizin uyarılarına karşın hala sigara içiyorsanız, bir an önce bu alışkanlığınızdan vazgeçin. Bir türlü kurtulamadığınız sigara tiryakiliğiniz yüzünden hastalığınızın nüksedebileceğim, tedavinizin başarısız olabileceğini asla aklınızdan çıkarmayın. Sağlıklı bir yaşam için sigarayı acilen bırakın.

• Özellikle karaciğer rahatsızlığı gibi alkol kullanımından etkilen hastalıklarda sağlığınızı yaşamınızın odak noktası yapın.

• Ameliyatınız ya da tedaviniz sonrasında doktorunuzun söylediği tarihlerde mutlaka kontrollerinize gidin. Hekiminizin istediği tahlilleri ve görüntüleme tekniklerini yaptırmayı unutmayın.

Prof. Dr. Ulus Akarca
(Ege Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Ege Karaciğer Derneği Başkanı)

HEPATİT B TAŞIYICISI YA DA KRONİK HASTA İSENİZ…

“Kronik B Hepatiti teşhisi konan bir S&IhH kişide, öncelikle tedavinin gerekip gerekmediğine bakmak lazım. İnaktif taşıyıcı da bir bakıma kronik bir olgudur. İnaktif taşıyıcıların Hepatit B virüsü DNA düzeylerine göre altı ay ila senede bir kere arasında kontrole gitmeleri gerekir.

Tedavi gerektiren kronik hepatit hastalarında ise, ilaç tedavisinin süresine göre doktora gitme sıklığı değişir. Tedaviye yeni başlayan hastaların en geç üç ayda bir hekimlerine gitmeleri gerekir. Eskiden beri takip edilen hastaların ise doktor kontrollerine gitme sıklığı altı ayı aşmamalıdır.

Doç. Dr. Ülkem Çakır
(Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi ve International Hospital Organ Nakli Merkezi- Nefroloji sorumlusu)

DİYABET HASTASI İSENİZ BÖBREK’CHECK-UP’I ŞART

“Bir şeker hastasında kan şekerinin sık izlenmesi çok önemlidir. Kan şekerinin ve kan basıncının kontrol altında olup olmadığı belirlenmelidir. İdrarda mikro albümin kontrolü yapılmalı ve ilk tanı alındıktan sonra hastalığın evresine göre yılda iki, üç veya dört defa tekrarlanmalıdır. Gerektiğinde 24 saatlik idrarda kreatinin klirensi denen süzme fonksiyonu gösterilmeli ve en azından yılda bir defa ultrasonografi, eş zamanlı olarak göz dibi muayenesi yapılmalıdır. Göz dibi muayenesi son derece önemlidir. Çünkü böbreklerdeki bozulma göz dibindeki problemle birlikte olur.

Hem diyabeti, hem de diyabetik nefropatiyi göstermek açısından aslında basit bir idrar tahlili çok şey ifade eder. İdrar tahlilinde; şeker ya da protein kaçağı, böbreklerde şeker dışında da bir bozukluk olup olmadığı anlaşılabilir. Ailesinde diyabet öyküsü olanlar başta gelmek üzere şeker hastalığı açısından risk grubuna girenler basit bir kan şekeri ve üre testini Türkiye’nin her yerinde yaptırabilirler.”

Doç. Dr. İzzet Erdinler
(Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Sorumlusu)

DİYABETLİLERE YILDA BİR KALP KONTROLÜ

“Şeker hastalarının kalp kontrollerini düzenli yaptırmaları ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Çünkü kalp hastalığıyla şeker hastalığı eşdeğer kabul edilir. Diyabetliler yılda en az bir defa kardiyoloji uzmanına muayene olmalıdır. Yıllık kontrollerde şeker hastalarının kan şekeri, HbAlc ve kan lipit düzeylerine ve idrar da mikroalbümin değerlerine bakılmalıdır. Ekokardiyografik inceleme ve egzersiz testleri yapılması uygun olur. Nükleer tıp incelemeleri tanıda duyarlılığı arttırdığı için önerilir. Kadınlarda tanıda özellikle nükleer tıp incelemeleri daha fazla yardımcıdır. Ekokardiyografi ise kalbin kasılma gücünü ve kapak fonksiyonlarını değerlendirmede faydalıdır. Özellikle kalp damar hastalığından şüphelenildiğinde koroner anjiyografi yapılabilir. Bu karar hastanın şikayetlerine ve girişimsel olmayan testlerde elde edilen bulgulara göre verilmelidir.”

Prof. Dr. Cengiz Aras
(Dünya Göz Hastanesi Göz Hastalıkları uzmanı-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı)

ŞEKER HASTALARINA HER YIL GÖZ MUAYENESİ

“Diyabette göz kontrollerinin önemi büyüktür. Özellikle hastalığın beşinci yılından itibaren her diyabet hastası yılda bir kez göz hekimine gitmeli ve göz dibine baktırmalıdır. Diyabetik retinopati teşhisi konulan bir kişide ise takip muayenelerinin sıklığı hastalığın şiddetine göre değişir. Ancak hastalar yaklaşık 4 ile 6 ay aralıklarla kontrole çağırılır.”




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*