Anasayfa / Cilt Bakımı - Cilt Sağlığı / DİAZOLİDİNİL/İMİDAZOLİDİNİL ÜRE

DİAZOLİDİNİL/İMİDAZOLİDİNİL ÜRE



DİAZOLİDİNİL/İMİDAZOLİDİNİL ÜRE

Şampuanlarda, yüz temizleyicilerde, nemlendiricilerde, maskelerde ve göz kremlerinde bulunmaktadır.

Bunlar parabenlerden sonra en çok kullanılan koruyucu maddelerdir. Amerikan Dermatoloji Akademisi, bu maddeleri insanlarda oluşan deri iltihabıyla birebir bağlantılı bulmaktadır. Bu diazolidinil/imidazolidinil üre maddeleri, başka bir koruyucu maddeyle etkileşime girdiklerinde formol açığa çıkmakta, bunun neticesinde bağışıklık sisteminde toksin oluşmakta ve bağışıklık sisteminin ciltteki kaşınma, yanma, pullanma, kurdeşen ve kabarcık toplama gibi durumlarına karşı göstereceği tepkiyi hassaslaştırmaktadır.

D&C KIRMIZI PİGMENTLER

Cilt toniklerinde, şampuanlarda, göz farlarında, yüz pudralarında, dudak koruyucularda ve rujlarda bulunmaktadır.

Bu pigmentler, kömür katranından yapılan sentetik renklerdir ve ağır metal tuzlar içerirler. Cilt üzerinde toksinleri depolarlar ve cildin hassaslaşmasına, tahriş olmasına neden olurlar. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, bu maddelerin hemen hemen hepsinin kanserojen olduğunu göstermiştir. D&C kırmızı boyaların hepsi bugüne kadar test edilmiştir; ksantan, monoazoanilines, fluoran ve indigoitlerin gözenekleri tıkayan bir etkiye sahip oldukları bilinmektedir. D&C kırmızı boyalar, sıklıkla yüzü pembeleştirmede kullanıldığı için elmacık kemiği bölgesinde oluşan aknelerden sorumludurlar. Bütün D&C kırmızı boyalar tehlikelidir fakat en zarar verici olanı D&C C pigmenti olan D&C Red (Kırmızı) No. 9’dur. Bu maddenin kanserojen olduğu kanıtlanmıştır. Doğal kırmızı pigment karmen, gözenekleri tıkamamakta ve allıklarda D&C kırmızı pigmentler kadar güzel sonuçlar vermektedir.

FENOKSİETANOL

Yüz temizleyicilerde, toniklerde, nemlendiricilerde, göz kremlerinde ve serumlarda bulunmaktadır.

Fenoksietanol; sentetik, eter, alkol bazlı koruyucu bir maddedir. Son zamanlarda yapılan çalışmaların sonuçları nedeniyle fenoksietanolün insan üremesi ve gelişimi üzerinde risk oluşturma ihtimali olduğu düşünülmektedir. Bugün organik ve yarı organik markaların çoğu fenoksietanolü greyfurttan sağlamaktadır. Yani eğer bu doğal ürünlerin üzerindeki etiketlerde fenoksietanol yazısını görürseniz paniklemeyin. Bitkilerden elde edilen fenoksietanol mükemmel derecede güvenli olabilmektedir.

PABA (Para-aminobenzoik Asit, Padimate-O, Oktil dimetil PABA)

Güneş koruyucularda, yüz nemlendiricilerde bulunmaktadır.

Sınırlı bilimsel deliller, PABA’nın UV radyasyon ışınlarını emdiği ve serbest köksel atom formlarını desteklediği için cilt kanserine neden olma ihtimalini artırdığını göstermiştir.

TALK PUDRASI

Talk pudrası; çeşidi pudralarda, göz farlarında, allıklarda, bronzlaştırıcılarda, dudak koruyucularda, bebek pudralarında bulunmaktadır.

Talk ya da talk pudrası cilt ürünlerinde ve pudralarda geniş bir yelpazede bulunmasına karşın üst solunum yolları için toksik bir etkiye sahiptir. Kansere neden olabilen asbest lifleri içerebilmektedir. Buna ek olarak bilimsel çalışmalar, kız bebeklerinde genital bölgelere uygulanan talk pudrasının ilerleyen yaşlarda yumurtalık kanserine yakalanma riskini üç ila dört kat arasında artırdığını göstermiştir. Genital bölgedeki cilt yapınızla, yüzünüzdeki cilt yapısının gerçekten çok farklı olduğunu düşünüyor musunuz?

İZOPROPİL PALMİTAT, MİRİSTAT

Nemlendiricilerde, dudak parlatıcılarda, dudak koruyucularda, yüz temizleyicilerde, fırçalarda, göz farlarında, göz kremlerinde, göz çevresi makyaj temizleyicilerde, maskaralarda, parfümlerde ve tırnak cilalarında bulunmaktadır.

Bu yağ asidi, palm yağından elde edilir ve genelde cilt bakım ürünlerinde sentetik alkolle birleştirilmiş olarak bulunur. Tavşanlar üzerinde yapılan endüstriyel testlerde izopropil pal-mitatın cilt tahrişine, deri iltihaplanmasına ve akneye neden olan gözenek tıkanmasına yol açtığı gözlenmiştir. Benzer bir söyleyişe sahip olan izopropil miristat ise izopropil alkol ile mi-ristik asidin ester hâlidir ve kozmetikte ürünün cilt tarafından emilimini artırması için kullanılır, izopropil, propandan elde edilen yanıcı ve gazlı bir petrol bileşenidir.

Benzer bir sese sahip miristil miristattan ise endişe duymaya gerek yoktur; palm yağından, küçük Hindistan cevizinden ya da sütten elde edilir. Miristil miristat toksik olarak ya da kansere neden olan bir madde olarak tanınmaz.



TRİKLOSAN

Akne temizleyicilerde, akne tedavi ürünlerinde, nemlendiricilerde, deodorantlarda, vücut şampuanlarında, diş macunlarında, şampuanlarda ve parfümlerde bulunmaktadır.

Önceleri popüler bir antibakteriyel olarak bilinen triklosan şimdilerde kansere ya da önemli sağlık sorunlarına neden olan katkılarla bozulmuş olma ihtimali taşımaktadır. Triklosan ayrıca önemli ölçüde bağışıklık sistemine toksik etkide bulunmaktadır. Cildi kurutabilmekte, üst derideki pullanmış ölü hücrelerin daha da aktifleşmesine ve bu nedenle gözeneklerin tıkanarak ilerleyen süreçte akne yayılımına yol açabilmektedir.

SİLİKON

Nemlendiricilerde, güneş koruyucularda, göz kremlerinde, temizleyicilerde, bronzlaştırıcılarda, göz farlarında, fırçalarda, dudak koruyucularda, göz makyajı temizleme ürünlerinde ve akne tedavi ürünlerinde bulunmaktadır.

Silikon, kozmetik ürünlerinde siklometikon, dimetikon, tri-metikon veya bitki kökenli silikon olarak kendini göstermektedir. Cildin kaplanmasına, gözeneklerin tıkanmasına yol açarak plastik bir ambalaja sarılma etkisinde bulunmaktadır. Son dönemde yapılan çalışmalar, uzun süreli kullanımlarda ciltte terlemeye ve buna bağlı olarak gözenek duvarlarında tahrişe ve kabarmaya neden olarak akneye uygun ortamı hazırladığını göstermiştir. Bazı sentetik kremlerin tümöre önayak oldukları ve karaciğerle lenf bezlerinde birikme yaptıkları bilinmektedir.

LANOLİN

Dudak koruyucularda, nemlendiricilerde ve dudak parlatıcılarda bulunmaktadır.

Lanolin koyun yününden elde edildiği için bu yünde kullanılan kimyasallar lanolini bozabilmektedir. Kozmetiklerde kullanılan lanolinin büyük bir bölümü kanserojen olarak bilinen organofosfat pestisitler ve insektisitlerle bozulmuştur. Buna ek olarak lanolinin cilt gözeneklerini tıkadığı ve akneye neden olduğu bilinmektedir. Lanolinin sentetik versiyonları farklı moleküler yapıdadırlar ve genel olarak akneye eğilimli ciltlerde hasara yol açmaktadırlar.

GLİSERİN

Nemlendiricilerde, yüz temizleyicilerde, diş macunlarında bulunmaktadır.

Gliserin ya da gliserol esasında vücut içindeki yağlarda doğal olarak bulunan bir şeker alkolüdür. Gliserin, cilt bakım ürünlerinde popüler olarak yumuşatıcı, nemlendirici, emici ve yağlayıcı madde olarak kullanılır. Havadaki nemi emme özelliği, uzun dönemli kullanımlarda cilt kuruluğuna neden olabilir ve gözeneklerin tıkanmasına yol açarak cildin normal nefes almasını engeller, bu da akne oluşumuna yol açar.

SETEARİL ALKOL

Nemlendiricilerde, temizleyicilerde, fırçalarda, maskaralarda ve akne tedavi ürünlerinde bulunmaktadır.

Setearil alkol, tipik bir alkol değildir; yaraların üzerine sürmek için veya alkollü içkilerin bir parçası olarak tüketiriz. Hindistan cevizi veya palm çekirdeği yağından elde edilen yağ alkollerinin bir karışımıdır ve nemlendiricilerde emülsiyon sabitleyici, yüz temizleyicilerde ise köpürme özelliğini artırıcı olarak kullanılır. Setearil alkol, nemlendiricilerin cilt üzerinde harika bir şekilde kaymasını sağlar. Yine de gözenekleri tıkayıcı özelliği vardır ve bu yüzden akneye neden olur.

SETİL ALKOL

Nemlendiricilerde, temizleyicilerde, göz kremlerinde, güneş koruyucularda, dudak koruyucularda, akne tedavi ürünlerinde ve maskaralarda bulunmaktadır.

Setil alkol, palmitil alkol, hekzadekanol, hekzadekanol gibi isimler altında tanınabilir. İlk olarak balina yağından çıkarılmış organik bir yağ alkolüdür. Nemlendiricilerde yumuşatıcı, emülsiyonlaştırıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır. Setil alkol, güçlü bir gözenek tıkayıcıdır, akneye eğilimli bir cildiniz varsa uzak durmanız gerekmektedir.

Çalışmalar, bu cilt bakım ürünü içeriklerinin sık sık kullanılmasının belirli bir süreden sonra sorunlara neden olduğunu göstermiştir. Mümkün olduğunca bu içeriklerden uzak kalmak gerekmektedir. Bu içerikler sayesinde çok yoğun miktarlarda kirletici partiküllerin cildin içine nüfuz edebiliyor olmasına rağmen bugünlerde “destekleyici penetrasyonlar” adı verilen alfa hidroksi asitler, propilen glikol ve bazı alkoller gibi örnekleri olan yeni maddelerle cildin içine işleme yetenekleri daha da artmıştır.

Kullandığınız cilt bakımı ürünüyle ilgili cildinizde herhangi bir sorun yaşadığınızda yetkili mercileri arayarak durumu bildirin. Bunun dışında aile doktorunuzla ya da dermatoloğu-nuzla iletişime geçin, eğer cildinizin gösterdiği tepki şiddetli ve sürekliyse acil yardım hattını arayın.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.