Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Demir eksikliğine bağlı kansızlık

Demir eksikliğine bağlı kansızlık



KONTROL ETMEKTE FAYDA VAR!

Demir eksikliğine bağlı kansızlık Çoğu zaman hastalarımda demir eksikliğine bağlı kansızlık saptayıp bunun tedavisini önerdiğimde, hastalarımdan şöyle tepkiler geliyor: “Yine mi demir eksikliği? Bu benim alın yazım galiba. Daha önce de defalarca tanı konulup tedavi edilmeye çalışılmıştı ama bak sonuç yine aynı!” Hemen şunu belirtmek isterim, demir eksiliğine bağlı kansızlık bir alın yazısı değildir! Öncelikle bu kansızlığın nedeni doğru saptanıp tedavi edilmelidir. Kanama bağırsaktan mı, idrar yollarından mı, yoksa rahim içi nedenlerden mi kaynaklanıyor? Kaynak bulunup tedavi edildikten sonra hastaya menopoza kadar gidecek doğru tedavi ve takip protokolü uygulandığında, bu hastalığı da kalıcı olarak tedavi ediyoruz ve bunu alın yazısı olmaktan çıkarıyoruz.

Demir eksikliği

Burada önemli olan, halk arasında çok basit bir hastalık gibi görünen kansızlığın ne kadar ciddi ve hayati komplikasyonlara yol açabilecek bir klinik durum olduğunun farkına varabilmektir.

Demir eksikliği bir kansızlık çeşididir. Normalde bizim kırmızı kan hücrelerimize rengini veren ve kanımızda oksijen taşıyan molekül hemoglobindir. Demir de hemoglobinin ana maddesini yapan elementtir.

Vücuda beslenme ile yeterince demir alınmazsa, herhangi bir organımızda kanama olduğunda (basur kanamaları, mide kanamaları, idrar yollarında kanamalar veya her ay âdetle birlikte 4 günü geçen kanamalar), demir emilimini bozan kronik ishallerde ve kurşunla zehirlenmelerde demir eksikliği ortaya çıkabilir.

Demir eksikliği aslında en sık görülen kansızlık çeşididir. Erkeklerde yüzde 20, kadınlarda yüzde 35, gebelerde yüzde 50, bebek ve çocuklarda ise yüzde 50-60 oranında demir eksikliği görülmektedir. Gebelik açısından baktığımızda neredeyse her iki gebeden birinde demir eksikliği görülmektedir.

Ülkemizde 0-1 yaş arası çocukların yarısında ve okul çağındaki çocukların üçte birinde kansızlık vardır. Zamanında doğan, normal doğum ağırlığına sahip bebeklerde ilk 6 ay hem demir depoları yeterlidir hem de anne sütünden gelen demirin emilim kapasitesi yüksektir. Ancak 6 aydan sonra doğum ağırlığının iki katına ulaşılması ve ek gıdalara geçilmesi ile demir ihtiyacı artar. 6-24 aylar demir ihtiyacının en fazla olduğu dönemlerdir. Çünkü büyümenin en hızlı olduğu dönemdir bu. Kansızlık uzun vadede öğrenmeyi, zekâyı ve algılama fonksiyonlarını negatif yönde etkiler. Okuldaki başarının düşmesine neden olur, çocukların dikkatsiz ve konsantrasyonu zayıf öğrenciler olmasına yol açabilir. Dikkatsiz, çabuk sinirlenen, halsiz, iştahsız, soluk çocukları da muhakkak demir eksikliği açısından inceleyerek tedaviye başlamak gerekebilir.



Halsizlik, bitkinlik, çabuk yorulma, küçük bir eforda nefes nefese kalma, baş dönmesi gibi şikâyetler demir eksikliğine bağlı kansızlık nedeni ile de ortaya çıkabilir. Daha derin kansızlık problemi olanlarda dudak kenarında çatlaklara, dilde yanmaya, ağrılı yutma gibi sindirim problemlerine yol açabilir. Hatta bazı hastalarda toprak yeme, çamur yeme, buz yeme isteği gibi belirtiler verebilir.

En zengin demir kaynağı kırmızı et ve kuru baklagillerdir. Ayrıca yumurta, pekmez, kuru üzüm gibi meyvelerde ve yeşil yapraklı sebzelerde bolca demir bulunur. Çay, kahve, süt ve yoğurt demir emilimini azaltır. C vitamini demir kullanımını artırır. Yemeklerin hemen üstüne çay-kahve içmek iyi bir alışkanlık değildir. Eğer bu içecekler seviliyorsa yemekten en az 3-4 saat sonra içilmesi daha sağlıklıdır. Yine kansızlık problemi olanlarda süt-yoğurt tüketimini de yemeklerle değil, öğün aralarında yapmak daha doğrudur. Özellikle et ve yumurta içeren bir yemekle beraber bol limonlu bir salata yemek bu yiyeceklerin içindeki demirin vücudumuz için biyoyararlı-lığını artırır. Ayrıca demir eksikliğine bağlı kansızlık sadece yiyeceklerle düzeltilemez, muhakkak doktor kontrolünde tıbbi tedavisi yapılmalıdır.

Bu kadar sık görülen ve pek de önemsenmeyen kansızlık bütün organların çalışmasını etkiliyor. Çünkü organlara giden oksijeni taşıyan madde demir. Organların oksijenlenmesi bozulunca metabolizma yavaşlamaya başlıyor. Halsizlik ve yorgunluk şikâyetleri artıyor. Kişi enerji bulabilmek, halsizliği ile baş edebilmek için yüksek kalorili ve şekerli yiyecekleri sevmeye başlıyor. Gün boyu atıştırmalar kaçınılmaz oluyor. Hasta kansızlığın farkında bile olsa çoğu zaman doktorunun tavsiye ettiği ilaçları kilo alırım endişesi ile içmiyor. Halk arasındaki şehir efsanelerinden biri de kansızlık ve vitamin haplarının kilo aldırdığıdır. Demir haplarının aç karnına alınması ilacın vücut tarafından kullanılmasını artırıyor, Bu ilaçlar sabahları aç karnına alınırsa, midede kazınma hissi yapıyor ve yeme isteğini artırabiliyor. Ancak bu haplar gece yatarken alınırsa ve akşam yemeğinden sonra hiçbir şey yenmezse, hem aç karnına alınmış olur hem de uykuda kişi kazınma hissetmeyeceği için atıştırma isteğinin önüne geçilmiş olur. O nedenle kansızlığınız mı var? Mutlaka tedavi olun.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.