Anasayfa / Çocuk Sağlığı / Çocuğunuza Sevginizi Gösterme Şekliniz Onun Ruh Sağlığını Bozabilir

Çocuğunuza Sevginizi Gösterme Şekliniz Onun Ruh Sağlığını Bozabilir



Konu çocuklarımızı memnun etme hastalığı olunca, pek çoğumuzun bu hastalıktan mustarip olduğunu görürüz. Çocuklarımızın isteklerine sınır koymamakla onların ruh sağlıklarını sabote ediyoruz. Pek çok anne ve baba para harcamaya genç çocukları tarafından gerçekten manipule ediliyorlar. Çocuklarına hayır diyemedikleri için, sevgilerini gösterebilmek için, kendi eksikliklerini bastırabilmek için onlara verebilecekleri her şeyi vermeye çalışıyorlar. İmkânı olmadığı halde oradan buradan kısıp çocuğuna marka bir ayakkabı alma yarışı içine giren çok aile var.

Çocuklarımızı sevmek yetmiyor, onları gerçek dünyaya hazırlamak için biraz da akıllı davranmamız gerek…

Pek çok genç kız ne yaptıklarıyla değil, ne giyip nasıl sorumsuz bir hayat yaşadıklarıyla gündemde olan meşhurları kendilerine idol seçiyorlar.

Çocuklar, pahalı markalar giyerek okula gidiyorlar. Hafta sonlarında yaşından 20 yaş daha büyük gösterecek bol makyajlı ve pahallı kıyafetler giyinmiş, henüz 12-13 yaşlarında gençle rin alışveriş merkezlerini doldurduğunu görüyoruz. Americaı Üniversitesi’ndeki derslerime gittiğimde arabayı park ederker etrafımdaki arabalara bir bakıyorum, en son model pahalı ar?

balarla dolu… Kampusta yürürken gençlerin omuzlarında binlerce dolarlık çantalar, yüzlerce dolarlık kot pantolonlar, ayakkabılar, ellerinde en son model telefonlarla boy gösteriyorlar, ama derslerime gelen gençlerin çoğu, ilişkileri ve kendileriyle ilgili o kadar problem yaşıyor ki, 20’li yaşlarda depresyon ilaçları kullanıyorlar, ayrıca alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı da yüksek… Her şeyin en pahalısına sahip olacakları imkânlar sunulmuş onlara ama kendileriyle başaçıkabilecekleri hiçbir anahtar yok ellerinde.

Johnson&Johnson servetinin vârisi Jamie Johnson, zengin doğmanın anlamının ne olduğunu öğrenmeye çalıştığı bir projeye girişmiş. Jamie, Johnson & Johnson’ın vârisi olarak, dünyanın % 99’unun göremediği bir dünyaya ulaşabilme imkânı var. Jamia Johnson, Bortı Rich (Zengin Doğmak) adlı do-kümanterinde, Amerika’nın % l’ini oluşturan mega zenginlerin hayatlarını nasıl yaşadıklarını, nasıl düşündüklerini, nasıl davrandıklarını ve harcadıklarını sergiliyor. Bu filmi yapmak, Jamie’ye kendi zenginliğiyle nasıl yaşaması gerektiğini anlamasını sağlamış.

Jamie Johnson, “Arkadaş çevremden tanıdığım pek çok kişi, daha 21 yaşında sayamayacakları kadar çok paraya sahiplerken, verimsiz hatta çoğu zaman trajik ve zavallı yaşıyorlar,” diyor.

Ne garip paradoks!… Bu dünyada herkesin ulaşmak istediği şey elinin altında, ama sen hayatını aynı imkânla berbat ediyorsun… Aslında zengin doğmak belki daha zor, çünkü daha en baştan kendi tecrübenle oturtarak, sindiremediğin bir kimliğe sahipsin ve bu kimliği korumak için çok büyük bir baskı altındasın. Kendi kimliğini yaratabileceğin tecrübelerini yaşamak çok önemli ve bugün pek çok aile, çocuklarının her istediğini, yaparak onlardan bu tecrübeyi çalıyorlar. Üzücü olanı da bunu iyi niyetle yapıyor olmaları… Ailesi zengin olan pek çok çocuk, her şeyi onların halledeceğine inanıyor ve kazanmanın değerini bilmiyor. Kendi tecrübeleri, öğrenme kapasiteleri ellerinden alınıyor. Marka gözlük, çanta, saat takıp son model bir araba kullanmak, sizi gerçekten toplumun genel gözünde “üst sınıf’ yapıyor. Bu baskı artık çocuklarımızda bile ne kadar yüksek, çünkü okulda bile belirli markalan giymiyorlarsa ya dışlanıyorlar ya da kendileri dışlandıklarını hissediyorlar…



Bazen de kendi çocuklarımız gözümüzü açıyorlar… Yakın bir arkadaşımın 10 yaşındaki kızı, sınıftaki bir arkadaşı, “Benim annem babam çok zengin,” diye övündüğünde, onu, “Bence en büyük zenginlik bir kardeşinin ve hayvanının olmasıdır,” diye cevaplamış.

Çocuklarımıza her şeyi vermek ile iyi bir çalışma ahlakı vermek arasında çelişkiye düşüyoruz. Çocuğunuza karşı sevginizi onu maddiyata, markalara boğarak göstermeye çalışıyorsanız, onlara iki türlü zarar vermiş oluyorsunuz.

Birincisi, istedikleri her şeye sahip her türlü problemleri aileleri tarafından giderilen çocuklar kafalarında öyle bir standart oluşturuyorlar ki, hayata atıldıklarında böyle bir standartı bulmalarına imkân yok. Çünkü bugün gençler, yaşam standartlarının ailelerinin bıraktıkları yerden sürmesini bekliyorlar. Yani eskisi gibi, kafa yormadan uğraşmadan hayatın hazır bir şekilde ellerine verileceğini sanıyorlar. Ve de gerçek problemlerle yüzleştiklerinde de ellerinde problemlerini çözecek anahtarları olmuyor…

İkincisi, tatminsizlik, doyumsuzluk… İstediği her şeye uğraşmadan sahip olarak yetişmiş bir kişi, hayatına bir anlam saptamakta çok güçlük çekiyor. Sürekli maddi şeylerle ödüllendirilen bir çocuk, içteki değerleriyle kendini motive etmeyi öğrenemiyor.

Uzmanlara göre, uzun vadede çocuğunuza sağlayabildiğiniz eğitim, hayattan beklentileriyle ilgili bir bakış açısı verebilmek, onlara rol model olabilmek ve ahlaki değerlerinize sahip çıkarak yaşamanız… Bunlar çocuğunuza verebileceğiniz en iyi ödül.

Psikologların önerdiği aşağıdaki bakış açıları belki biraz frene basmanıza yardımcı olabilir.

İyi bir rol model olun. Çocuğumuzun hayatım etkileyen tek biz değiliz, ama hiç olmazsa ona en iyi ve etkili örneği biz verelim.

Çocuk yetiştirme kavramını tekrar tanımlayın. Onu duygusal ve ruhsal olarak da besliyor musunuz? Yoksa sevginizi sadece maddi şeylerle mi gösteriyorsunuz. Ona önemle, duyguların maddi alışverişle beslenemeyeceğini öğretin. Suçluluk hissinizin araya girmesine izin vermeyin. Çocuğunuza her şeyi vererek kendinizi daha iyi hissetmeye çalışmayın. Çocuğunuz bir şeyin kolay kazanılmadığını öğrenmelidir. Suçluluk hissettirerek, maniple ederek, surat asarak, ağlayarak, kapıları çarparak istediğini elde edemeyeceğini de öğrensin…

Çocuğunuz mutluluğu, ne giydiği ve ne marka araba kullandığıyla tanımlıyorsa, özdeğerini gerçekten tanımlayacak yaratıcılık, şefkat, çalışma ahlakı gibi değerleri kazanmamış demektir.

Eğer alışveriş yaptığınız süre kadar, çocuğunuzla gerçekten neyin önemli olduğunu konuşacak fırsatlar yaratırsanız, ona, görüntüye önem veren sayısız imaja karşılık bir bakış açısı vermiş olursunuz.

Çocuklar her şeyleri olunca, değer yargılarını kaybederler ve sahip oldukları hiçbir şeyin önemi olmaz. Dünya kadar para verip aldığınız pahalı bir oyuncakla kaç kez oynadığını düşünün…

Çocuğunuza bir amacı olması gerektiğini öğretin. İyi şeylere sahip olmakta bir sakınca olmadığım, ancak bunlara ulaşmak için gerçekten çalışması gerektiğini gösterin ki, bu şekilde özdeğerini, satın aldıkları maddi şeylerde bulmaya çalışmasın.

Elvan Demirkan




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*