Anasayfa / Sağlık ve Hastalık Bilgileri / Cinsel Sorunları Konuşabilmek

Cinsel Sorunları Konuşabilmek



Utanmadan, kendini kötü hissetmeden
Cinsel Sorunları Konuşabilmek…

Kadın: Onunla bu sorunu konuşabilmeyi çok isterdim. Ama ya kendini daha kötü hissederse?..

Erkek: Onunla bu sorunu konuşabilmeyi isterdim. Cesaretim olsa ve onun da konuşmak istediğini bilsem…

Erkek: Cinsel sorunlarımı anlattığımda acaba tepkisi ne olacak?

Doktor: Umarım cinsel sorunlar da dahil olmak üzere tüm sağlık problemlerini rahatlıkla onunla konuşabileceğimi biliyordur.

Çiftler arasında cinsel problemleri çözmek amacıyla ilk adımı İngilterede başlatılan kampanya için hazırlanan broşür ve afişlerde işte bunlar yazıyor. Ereksiyon sorunu yaşayan erkek, eşi ve doktoru üçgeninde dile getirilemeyenlere, çizilen illüstrasyonlarda iç ses olarak dikkat çekiliyor. Ve, erkeklere sorunu hem eşleriyle, hem de doktorlarıyla paylaşmaları öneriliyor.

Londra’da katıldığım uluslararası basın toplantısında, uzmanlar sertleşme sorununun ya da tıbbi adıyla erektil disfonk-siyonun (ID) dünyada yaklaşık 152 milyon erkeği etkilediğine dikkati çektiler. Kalp, diyabet, yüksek tansiyon , depresyon gibi hastalıkların, yüksek kolesterolünün, aşırı sigara ve alkol tüketiminin sertleşme problemine yol açabileceğini belirttiler.

Prostat ameliyatlarına ve bazı ilaçların yan etkilerine bağlı olarak da ereksiyon sorunu görülebileceğini söylediler.

BİR KONUŞMA BAŞLATIN, HAYATINIZ DEĞİŞSİN!

Londradaki basın toplantısında bu sorunu yaşayan erkeklere, Erkek Sağlığı ve Cinselliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Siegfried Meryn şu mesajı verdi:

“Sertleşme sorunu yaşayan tek erkek siz değilsiniz. İlerleyen yaşla birlikte her zaman ya da istediğiniz kadar hızlı bir biçimde, yeterli sertlik sağlamak giderek zorlaşabilir. Sertleşme sorunu yaygın bir sorundur. 40 yaşın üstündeki erkeklerin çoğu yaşamlarının bir döneminde bu sorunla karşılaşabilir. Önemli olan altta yatan sebebe göre terapiden ilaç tedavisine, enjeksiyonlardan vakum pompalarına ve protezlere kadar çok farklı, etkili tedavi seçeneklerinin olmasıdır.”

Çoğu erkek, sertleşme probleminin çözümü olduğunu bilmediği ya da yaşadığı cinsel sorunu doktoruyla, eşiyle paylaşmaya utandığı için bu konuda derin bir sessizliğe bürünüyor.

“Cinsel sorunlar üzerine bir konuşma başlat” kampanyasının başlıca amacı ise, bu sessizliğe son vererek, erkeklerin farklı tedavilerden faydalanmalarını sağlamak. Boşanmaların, ayrılıkların önüne geçip, cinsel yaşamdaki mutluluğun kapılarını yeniden aralayabilmek.

ÇİFTLER CİNSEL SORUNLARINI NEDEN KONUŞAMIYOR?

“Bir Konuşma Başlat” kampanyasının temeli Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Meksika ve İngilterede yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Üç farklı grupta yürütülen araştırma, sertleşme sorunu yaşayan 449 erkek ile eşlerinde ereksiyon problemi olan 429 kadın arasında gerçekleştirilmiş. Araştırmadaki son grup ise; sertleşme problemi yaşayan erkeklerin tedavisini yürüten 342 doktordan oluşuyor.

Araştırmayı yürüten ekipte yer alan Prof. Dr. William Fisher’a göre, erkeklerin cinsel sorunlarıyla ilgili konuşmama nedenleri şöyle sıralanıyor:

• Her zaman ereksiyon güçlüğü çekmiyorum (yüzde 73)

• Nereden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum (yüzde 66)

• Bu konuyla ilgili konuşmak çok utandırıcı (yüzde 58)

• Eşimin tepkisinin kendimi daha kötü hissetmeme yol açacağım düşünüyorum (yüzde 56)

Kadınlar ise partnerlerini incitme kaygısı yaşıyorlar. Bu nedenle çoğu kadın yaşamındaki erkeğin sertleşme problemiyle ilgili bir konuşma başlatmaya çekiniyor. Sorunun öncelikle doktorla paylaşılması gerektiğini düşünen ya da böyle bir konuyu dile getirmeyi çok utandırıcı bulan kadınlar da var.



ERKEK DE, KADIN DA KENDİNİ SUÇLUYOR!

Basın toplantısının en ilgi çekici yönü ise, kampanyada ereksiyon sorunu yaşayan bir hastayla eşinin de konuşmacı olarak yer almasıydı. Altı yıllık evli, Keith (46) ve Florence (37), İsrailli, Yunanlı, Fransız, İspanyol ve Türk gazetecilerden oluşan medya ordusunun önündeydi. Kısa süre öncesine kadar, sorunu ne kendi aralarında, ne de doktorlarıyla paylaşabilen çift için yaşadıkları cinsel problemi yüzlerce gazetecinin önünde dile getirmek çok zor olmalıydı. Bu yüzden ilk anlarda oldukça sıkılgan, utangaç ve çekimserdiler. Ancak, yaptığım özel röportajda biraz olsun rahatlamışlardı.

Şeker hastası olan Keith, yaşamaya başladığı ereksiyon sorunu hakkında eşine utandığı için hiçbir şey söylememiş. Florence ise “Ben asla konuşamazdım. Çünkü konuyu açtığımda onun üzüleceğini düşünüyordum” dedi.

Neredeyse üç yıl cinsel hayatlarında bir sorun yokmuş gibi davranmışlar. Sessizlik yabancılaşmayı da getirmiş beraberinde. Neler mi hissetmişler o dönemde? İşte, kendi ifadeleriyle ile iç dünyalarında yaşadıkları:

Keith: Kendime çok kızgındım. Bu duygum, başta eşim olmak üzere, diğer insanlarla iletişimime öfke olarak yansıyordu. Kendimi tamamen işime verdim. O dönemde eşimin elini bile tutamadım.”

Florence: Kendimi suçladığım zamanlar oluyordu. “Acaba benim kabahatim mi?” diye düşünüyordum. Çünkü aynı evde iki yabancı gibi olmuştuk. Bırakın el ele tutuşmayı, göz göze bile gelmiyordu benimle.”

Çiftin aralarındaki bu sorun, Keith’in tesadüf eseri cinsel sorunlar konusunda faaliyet gösteren bir derneğe iş için başvurmasına kadar sürmüş. Dernek yetkilisiyle sohbet ederken, yaşadığı ereksiyon sorunundan bahsetmiş. Önce eşiyle konuşmasını, sonra bir üroloğa başvurmasını söyleyen yetkilinin, tedaviyle ereksiyon problemini aşacağını söylemesi cesaret vermiş genç adama.

Ereksiyon sorunu Florence’in da dile getirdiği gibi, sadece erkekleri değil, onların partnerlerini de yakından ilgilendiriyor. Prof. Dr. Siegfried Meryn’in konuyla ilgili verdiği bilgiler şöyle:

• Erkeklerin ereksiyon sorunu yaşamaya başlamalarıyla birlikte partnerlerinin de cinsel arzuları azalır. Orgazm güçlüğü çekmeye başlarlar.

• Yapılan araştırmaya göre sertleşme problemi yaşayan erkeklerin eşlerinin cinsel arzuları yüzde 72den yüzde 44 e düşmektedir. Orgazm olan kadınların oranı ise yarı yarıya azalmaktadır.

DOKTORLAR DA HASTALARIYLA CİNSEL SORUNLARI KONUŞAMIYOR!

Gelelim hekimlerle ereksiyon sorunu yaşayan hastaların iletişimine. Prof. Dr. Meryn, hastasına ereksiyonla ilgili bir problemi olup olmadığını soran doktorların oranının yüzde 16-22 arasında değiştiğini söylediğinde doğrusu çok şaşırdım. Avrupalı doktorlar bile, sertleşme problemi konusunda hastalarıyla bir iletişim kurmakta böylesine çekimser davranıyorsa, Türk hekimlerin yaşadığı sıkıntıları düşünmekten kendimi alamadım.

Cinselliğin özgürce yaşandığı, seksle ilgili problemlerin daha rahat dile getirildiği Avrupa ülkelerinde bunlar olurken, Türkiyedeki yatak odalarında yaşanan dramları bir düşünün. Erkekliğin cinsel partner ya da cinsel ilişki sayısıyla özdeşleş-tirildiği, yüceltildiği; bazı kesimlerde kısırlığın hala kadından kaynaklanan bir kusur olarak kabul edildiği Türkiye’de cinsel sessizlik ne boyutlarda travmalara yol açıyordur kimbilir? Bu açıdan “Bir Konuşma Başlat” gibi kampanyalara Türkiye’de çok gereksinim var.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.