Anasayfa / Cilt Bakımı - Cilt Sağlığı / Cilt Temizleme Diyeti

Cilt Temizleme Diyeti



CİLT TEMİZLEME DİYETİ

Çoğu yazar, yiyeceklerin kendi başlarına akne oluşumunda etkili olmadıklarını iddia etmektedirler. Güzellik hakkında ve akneyle ilgili tüm yayın ve kitaplarda “Akne Mitleri” adı altında anlatılan bölümlerde çikolata, şeker, kek, çörek, kızartma ve fastfood yemenin akne üzerinde etkili olmadığını yazdıklarını görebilirsiniz. Bu çoğu okuyucuyu rahatlatmaktadır, ta ki sonrasında akneyle savaşlarındaki başarı anahtarının fazlasıyla benzoil peroksite bağlı olduğunu öğrenene kadar. Bundan 30 yıl önce zayıf hazırlanmış iki çalışmadaki veriler, yemekle akne arasında bağ olmadığını öne sürmüştür.

Buna karşın günümüzde daha fazla doktor, beslenmeyle akne arasında sıkı bir bağ olduğuna inanıyor. Çok daha fazla sayıda kanıt, beslenmenin aknenin ortaya çıkarkenki her süreciyle direkt veya dolaylı bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu süreç, çoğalan cilt hücrelerinin gözeneği doldurmasıyla başlıyor, ardından gözeneğin tıkanması, akne bakterilerinin kolonizasyonu ve de sivilceli bölgenin içiyle çevresinin iltihaplanmasına kadar devam ediyor.

Bugün beslenme, hastalığın ortaya çıkmasındaki üçüncü en önemli faktördür (hormonlar ve genetikten sonra gelir). Beslenmenin aknenin ortaya çıkmasındaki rolü %32 oranındadır, var olan akne probleminin şiddetlenmesindeki rolünün ise %44 olduğu düşünülmektedir. İngiliz gençleri arasında aknenin nedenleri üzerine yapılan bir çalışmada soruları yanıtlayanların %11’i yağlı yiyeceklerin buna neden olduğunu belirtmiş, Melbourne Üniversitesi’nde okuyan son sınıf tıp öğrencileri arasında yapılan bir başka çalışmadaysa öğrencilerin %41’i beslenmenin aknenin ortaya çıkmasında önemli bir etken olduğunu belirtmiştir.

Ne yiyorsak oyuz ve cildimiz vücudumuzda ne oluyorsa onu dışa vuruyor. Eğer bol miktarda meyve ve sebze yersek ve yoğurtla yağsız et tüketirsek sağlıklı bir cilde ve saçlara sahip oluruz. Bu sağduyulu davranmaktır. Eğer abur cubur yersek sivilcelerimiz ve selülitimiz olur ve genel olarak Brid-get Jones’un söylediği gibi, tüm bedenimiz “jelibon noktalar” ile dolar.



Gıdalardan aldığımız enerji, üç temel besin maddesinden elde edilir: Yağlar, proteinler ve karbonhidratlar. Besinler sindi-rildiğinde vücudun temel yakıtına dönüşür, bu bir çeşit şeker olan glikozdur. Glikoz, kan dolaşımı tarafından emilir ve kan glikozu ya da kan şekeri diye bilinen yapıya dönüşür. Her besin belirli ölçülerde kan şekerini yükseltir fakat her yiyecek farklı hızlarda şekere dönüşür. Yağlar, vücut içinde glikoza dönüşmeleri için yenildikleri öğünden sonra 6 ila 8 saat arasında bir zamana ihtiyaç duyarlar. Etlerdeki, balıklardaki, yumurtalardaki ve fasulyedeki protein ise yenildikleri öğünden üç ya da dört saat sonra kandaki glikoza dönüşürler. Şekerlerdeki, nişastalı yiyeceklerdeki karbonhidratlar ise hızlıbir şekilde kan şekerine dönüşerek insülin etkisi gösterirler.

Bütün şekerler ve nişastalı yiyecekler (pirinç, makarna, ekmekler, tahıllar ve benzeri gıdalar; meyveler ve meyve suları; süt ve süt ürünleri; şekerler, kekler, pastalar gibi şekerle yapılan her şey bu gruba girer.) sindirim sistemimizdeki enzimler sayesinde hızlı bir şekilde şekere dönüşürler. Karamela, tatlılar, kurabiyeler, makarna, ekmek; bunların hepsi kan şekerinin yükselmesine yol açar ve kısa ama etkili enerji patlamaları yaşamamıza neden olurlar.

Eğer strese neden olan kan şekeri düzeyini artıran yiyecekler yersek cildimizdeki iltihaplanmaları ve yağlanmaları fazlalaştırmış oluruz. Bu neden olur? Karbonhidratların ve şekerlerin rafine edilmesi bedeninizde insülin ve insülin benzerlerinin artmasına neden olmaktadır. Bu da cilt yağlarının fazla üretilmesine ve cilt gözeneklerinin tıkanmasına yol açan erkek hormonlarının artmasına neden olmaktadır. Cilt gözenekleri gerilir, çatlar, yağlanır ve bakteriler buraya yuva yapar. Bundan sonraysa sivilce ortaya çıkıyor demektir.

Şekerden kaynaklanan kimyasal reaksiyonlar bir numaralı sivilce nedenidir ve daha fazla şekerli gıda alındıkça sivilcenin durumu da daha kötüleşmektedir. Vücudun bağımlı olduğu şeker yönünden zengin besinleri yediğimizde (evet, biz gerçekten şekere bağımlıyızdır ve yaşantımızda yüksek miktarlarda tüketiriz) sürekli ihtiyaçtan fazla insülin birikir ve sonuçta cilt yağları aşırı üretilir. Böyle bir durumda bağışıklık sistemi, organizmaya akın eden besinle savaşır. Toksinleri atmak için böyle bir tepkiye ihtiyaç duyulsa da bu durum ciltte kızarıklıklar (ve daha başka birçok soruna) yol açar.

Yiyecekler ve akne arasında bilimsel olarak da kanıtlanmı; bir başka bağ daha vardır. Erkek hormonu testosteron stres li zamanlarda yağ bezeciklerini üretime geçirir. Yediğimiz et ler, hormon ve hormon benzeri içeriklere sahip olduğundar vücuttaki hormon dengesini etkiler. Dermatologlar, düzenli et yiyen kadınların bu etlerdeki steroidler ve hormon değerleri nedeniyle sivilce ve kıllanma (özellikle kıl olmayan ya da az çıkan bölgelerde kalın siyah tüylerin çıktığı gözlenmiştir) şikâyetlerinin arttığım gözlemiştir.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.