Anasayfa / Makaleler / Bir hasta yakını olmak!

Bir hasta yakını olmak!



Bir hasta yakını olmak!

Hasta Yakınları ve Mona Lisa’nın Hüzünlü Gülümsemesi

Hastane koridorunda, eczanede ne zaman yüzü solgun, sırtı öne eğik bir kadın görsem, onun bir hasta yakını olduğunu düşünürüm hemen.

Yüzünün rengi beyaza kaçmaktadır. Çünkü günlerdir hastasının başucunda ya da yoğun bakımın kapısına en yakın koltukta sabahlamaktadır. Sırtındaki kamburluğun nedeni omuzlarındaki hastasının bakımıyla ilgili sorumluluğundan çok, içine hapsettiği, kendinin bile görmezden geldiği endişeleridir. Oğlunu, eşini, annesini, belki de çok sevdiği bir arkadaşını kaybetme korkusudur.

• Hasta yakını olmak zordur. Hasta yakını olmak demek, hastanenin tuvaletinde kimseler görmeden sessizce ağlamak, sonra gözyaşlarını ellerinin tersiyle silip, hastasının yanına gülümseyerek gitmek demektir. Ne zaman yüzünde Mona Lisa gülümsemesi olan bir kadın görsem, hasta yakını olduğunu anlarım. Hastasına kalbiyle, ruhuyla bakan kadınları ben yüzlerindeki hüzünlü gülümsemeden tanırım.

• Hasta yakını olmak zordur. Hasta yakını olmak demek, hastasına uygulanacak tedaviyle ilgili yeterli bilgi almak için doktorun odası ya da ameliyathanenin kapısında saatlerce beklemek demektir. Stres dolu bekleyiş sonrasında hekimle koridorda ayaküstü birkaç dakika konuşabilmek ya da doktorun tıbbi kelimelerle süslü, bilmece gibi cümlelerin ne anlama geldiğini çözmeye çalışmaktır.

• Hasta yakını olmak zordur. Hasta yakını olmak demek, bir yandan hastasının çamaşırını, yemeğini, hekimlerin istediği ilaçları organize ederken, diğer taraftan da uygulanacak tedaviyle ilgili başka hekimlerden ikinci, üçüncü görüş almak için koşturmak demektir.



• Hasta yakını olmak zordur. Hasta yakını olmak demek, iyi günde aynı sofrayı, aynı tekne gezisini sizinle paylaşan insanların zorlu tedavi sürecinde yanınızda olmadığını görmek demektir. Hasta yakını olmak demek, hasta yatağında arkadaşlarını, akrabalarım soran sevdiğine karşı tüm bu vefasızlıkların üstüne beyaz bir örtü olmak demektir.

PEKİ YA HASTA YAKINLARININ HAKLARI?

Türkiye’deki sağlık sistemi de hasta yakınlarının derdine dert katar. Doktorundan hasta bakıcısına kadar herkes, adeta şamar oğlanına çevirir hasta yakınlarını.

Hasta yakını olmak demek, kamu ve üniversite hastanelerinde bazı hastabakıcıların ya da güvenlik görevlilerinin çıkardıkları anlamsız engelleri aşmaya çalışmak demektedir. Hasta yakını olmak demek; “Ziyaret saati bitti, giremezsin, yasssaaaaak”, “Yoğun bakımdaki doktorlar ancak akşam üçte bilgi veriyor, daha önce doktorlarla görüşemezsin, yasssaaak” diyerek bin bir zorluk yaşatan kimi hastabakıcıların stresiyle boğuşmak demektir. Üstelik, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide yaşanan onca endişe arasında. İşte bu yüzden zordur Türkiye’de hasta yakını olmak.

Hastanın ve hasta yakınlarının bilgi edinme hakkı…

Ziyaret hakkı… Türkiye’deki çoğu hak gibi hasta ve hasta yakınlarının bu tür hakları da kağıt üstünde kalıyor ne yazık ki.

Hastalarının bir an önce sağlığına kavuşmasını umut eden hasta yakınları, uykusuz bedenleri, yorgun ruhlarıyla bu yasakçı zihniyetin gölgesinde hastane kapılarında çaresizce beklemeye devam ediyorlar. Bir dakikalığını bile olsa hastalarını görebilmek ya da hekimden sağlık durumuyla ilgili bilgi alabilmek için.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.