Anasayfa / Beslenme / Beslenmede Balığın Faydaları

Beslenmede Balığın Faydaları



Kalp hastalıklarından depresyona birçok rahatsızlığa karşı en faydalı besinlerin başında gelen balığın en bol ve en lezzetli olduğu dönemdeyiz. İşte bu süper besini beslenmenizin bir parçası haline getirirken ihtiyacınız olacak her şey; seçerken dikkat edilecek noktalar, sağlıklı pişirme teknikleri, nefis tarifler, denizlerimizdeki balık türleri ve besin değerleri…

Yılın bu ayları bir balık şenliği yaşanıyor. Balık bollaşıyor, bollaştıkça ucuzlayıp sofralarımızı daha sık şenlendiriyor. Ancak genel tabloya bakıldığında bu süper besinin yeterince tüketilmediği görülüyor. Ortalama 5-6 kilogram balık tüketimi ile Türkiye, 16 kilogram olan dünya ortalamasının çok gerisinde. Uzmanlar balığın faydalarından yararlanabilmek için haftada en az iki kez 300’er gram civarında balık tüketilmesini öneriyor. Peki, balığı bir süper besin yapan ne ve neden hekimler ile beslenme uzmanları şiddetle balık tüketmemizi tavsiye ediyor?

balik



Sağlıklı ve hızlı zayıflamak, sağlıklı doğal güzellik bakım listesi için tıklayınız.


İLAÇ GİBİ

Öncelikle balık kaliteli protein içeren değerli bir kaynak. Ayrıca A vitamini, K vitamini ve B grubu vitaminler (Bl, B2, B6, B12) ve çok az besinde bulunan D vitamini yönünden de çok zengin. Kış mevsiminde güneşten fazla yararlanılamadığı düşünülürse ihtiyacımız olan D vitamininin karşılanmasında balık tüketimi önem kazanıyor. İyot, fosfor, selenyum, magnezyum ve çinko mineralleri içeriyor. Ancak balığı sağlığımız için vazgeçilmez kılan en önemli noktalardan biri içerdiği Omega-3 yağ asitleri; daha spesifik bir ifadeyle EPA (eikosapentoenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoikasit). Omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri kalp-damar hastalıkları, şeker ve kanser gibi hastalıklardan vücudumuzu koruyor, bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor ancak insan vücudu bunları üretemiyor ve mutlaka besinler yoluyla dışarıdan alması gerekiyor. Deniz ürünleri Omega-3 yağ asitlerinin tek kaynağı değil ancak en konsantre ve en iyi kaynağı.

Bazı bitkiler, örneğin keten tohumu da bir Omega-3 olan alfa linolenik asit (ALA) yönünden zengin. Fakat ALA vücuda girdiğinde, karaciğerde DHA ve EPA’ya dönüştürülmesi gerekiyor.

Bazı araştırmalar yüzde 0,013 gibi çok az miktarda ALA’nın dönüşebildiğini gösteriyor. Yani bu dönüşüm esnasında büyük oranda ALA boşa gidiyor.

Deniz Omega-3 yağ asitlerinin kan basıncım ve trigliseridi düşürerek, kan damarlarını güçlendirerek ve kronik enflamasyonu önleyerek kalp sağlığını koruduğu birçok araştırmayla ispatlanmış durumda. Haftada bir ya da iki porsiyon deniz ürünü tüketmek hiç tüketmeyenlere göre kalp damar hastalıklarından ölüm riskini yüzde 36 oranında azaltabiliyor. Bulgular ayrıca Omega-3 yağ asitleri yönünden zengin balık tüketmenin artrit semptomlarını azalttığını, Tip 2 diyabet, depresyon ve bazı kanserlerde riski düşürdüğünü gösteriyor.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*