Anasayfa / Makaleler / Arabanız mı, sağlığınız mı daha değerli?

Arabanız mı, sağlığınız mı daha değerli?



Arabanız mı, sağlığınız mı daha değerli?

Yaşamla Kumar Oynayanlar…

Biz Türkler geçmeyen öksürüklerimizi, elimize gelen kitleleri, idrarımızdaki, dışkımızdaki kanamaları önemsemeyiz. Cinsel ilişki sırasında, menopoz sonrasında görülen kanamalarda hemen bir hekimin kapısını çalmak yerine, arkadaş sohbetlerinde çare ararız derdimize.

Hep yarınlara erteleriz hastanedeki işlerimizi… Sağlığımızla ilgili taramalar söz konusu olunca önceliklerimiz hep farklıdır. Bahanelerimiz hazırdır.

“Bu hafta havalar çok soğuk ve yağışlıymış. Doktora gitmek için hiç uygun zaman değil.”

“Bir tek hafta sonum var. Cumartesi günümü de doktor için ayıramam.”

“Bu ay işler çok yoğun. En iyisi önümüzdeki ay kontrole gitmek!”

“Çocukların doktoru, annemin diyaliz seansları derken hastanelerden sıkıldım. Artık hastalık, hastane sözü duymak istemiyorum. Doktora git-me-ye-ce-ğim; anladınız mı?”

Kadın ya da erkek, hangi cinsiyetten olursak olalım mutlaka bu tür bahaneler buluruz kendimize. Bazen de bize doktor randevusu organize etmeye çalışan sevdiğimiz kişiyi verdiğimiz yanıtlar, öne sürdüğümüz bu tür sudan sebeplerle çılgına çeviririz.

SAĞLIĞINA OTOMOBİLİNİN BAKIMI KADAR ÖNEM VERMEYENLER

Hayatın anlık akışı içinde çok sıradan olayları, sorumlulukları her şeyin üstünde tutma yanlışına düşeriz. Hayatımızdaki en değerli şey sağlığımız, odak noktamızda değildir maalesef. “Çocuğumu sinemaya götürmeliyim.”

“Mutfak alışverişini yapıp, eşimin istediği zeytinyağlı dolmayı akşama yetiştirmeliyim.”

“Bu kupa finali kaçmaz. Prostat kontrolüm için bugünü mü buldun Allah aşkına?”

“Saç boyamın zamanı geldi, kuaföre gitmeliyim.”

“Ellerim çok kötü oldu. Manikür, pedikür için hemen randevu almalıyım.”

“Otomobilimi bakıma götürmeliyim.”

Gerçekten de otomobilimizin bakımı, saçımızın boyası gibi işler için hep vakit bulurken, sağlık kontrollerimiz için birkaç saat ayıramayız. Söz konusu kendi sağlığımız olunca, hep yukarıdaki örneklerde olduğu gibi yaşamın başka sorumlulukları ön plana çıkar. Ta ki beklenmedik bir hastalık kapımızı çalana kadar! O saatten sonra pişman olmak fayda eder mi? Üzülmek, endişelenmek, kendini suçlamak teşhis ve tedavi için yitirilen zamanı telafi eder mi?

Ailesinde kalınbağırsak kanseri olan bir erkek, hastalığın kalıtımsal yanını bilmesine, doktorların “Mutlaka siz de bir kolonoskopi yaptırın” tavsiyelerine rağmen, hep yarınlara erteler sağlık kontrollerini. Aslında belki de bu bir kaçıştır. Çoğu kişinin bilinçaltında gizlenen “Ya kötü bir şey çıkarsa?” korkusunun yansımasıdır. Ya da “Bana bir şey olmaz. Aslan gibiyim” yanılsaması.

Şans her zaman ayağımıza gelmeyebilir. Yaşamla, sağlıkla kumar oynamak yerine, vücudunuzun alarm sinyallerine kulak vermeli ve tarama testlerini zamanında yaptırmalıyız.

Doç. Dr. İzzet Erdinler
(Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Başkanı)

KALBİNİZİN ALARM SİNYALLERİNİ CİDDİYE ALIN!

• Kalp hastalığı açısından risk grubuna giren hastalar şöyle sıralanır:



Ailesinde kalp ya da hipertansiyon hastası olanlar, diyabetliler, kronik böbrek hastaları, sigara içenler, şişmanlar ve yoğun alkol tüketenler.

Kalp damar hastalıkları açısından risk grubuna giren bu kişilerde kardiyolojik kontrollerin önemi büyüktür.

• Kalp hastalıklarının habercisi bazı belirtilere karşı dikkatli olmak gerekir. Aşağıdaki şikayetleri olan hastalar hiç vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır:

• Göğüs ağrısı (Özellikle efor ile gelen, tok karnına ve soğuk havada artan imam tahtası üzerindeki sıkıştırıcı ağrı)

• Nefes darlığı (Eforla artan ve gece uykudan uyandıran nefes darlığı)

• Çarpıntı

• Bayılma

• Morarma

• Baş dönmesi, baş ağrısı

• Efor sonrası çömelme (Özellikle doğumsal kalp hastalığının bir bulgusudur.)

Nefes darlığı bazen kalp damar hastalığına, bazen kalp yetersizliğine, bazen de akciğere pıhtı olmasına bağlı olabilir. Bu tür yakınmaların varlığında hiç vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.”

Prof. Dr. Emre Akkuş
(Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi)

PROSTATLA İLGİLİ BU BELİRTİLERİ ÖNEMSEYİN!

• Bir erkeğin aşırı sıvı almadığı halde gece idrara kalkma gereksinimi duyması

• Gündüz daha sık idrara çıkma

• İdrar yaparken zorlanma, yanma, sızı

• Tuvalete çıktıktan 5-10 dakika sonra sanki hiç idrar yapmamış gibi bir hisse kapılarak yeniden tuvalete gitme ihtiyacı hissetme

• İdrarda çatallanma, idrarın ince çıkmaya başlaması

• İdrarda kanama (Bazen olabilir)

• İdrarını yaptıktan sonra damlama şeklinde idrar gelmeye devam etmesi Bu belirtilerin hepsinin ya da birkaçının bir arada olması önemlidir. İyi huylu prostat büyümesi söz konusu belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi, prostat kanseri de bu tür yakınmalara yol açabilir. Ancak prostat kanserinin çoğunlukla sinsice ilerlediği unutulmamalıdır. Yani prostat kanseri bu saydığımız şikayetlerin hiçbirine neden olmadan sinsice gelişebilir. İşte bu yüzden özellikle 50 yaşın üzerindeki erkekler; hiçbir yakınmaları olmasa bile yıllık ürolojik kontrollerini ihmal etmemelidir.”

Prof. Dr. Emre Akkuş
(Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi)

PROSTAT TARAMALARININ SIKLIĞI NE OLMALI?

• 50 yaşından sonra her erkeğin ürolojik kontrollerini düzenli olarak yılda bir defa yaptırması gerekir. Burada ürolojik muayeneden kaçınmak amacıyla sadece kendi başına laboratuar testleri yaptırıp normal sınırlarda ise doktora gitmeye gerek görmeme yaklaşımı en riskli ve tehlikeli olanıdır. Çünkü laboratuar bulgusuyla tespit edilemeyen prostat kanseri şüphesi, fizik muayenede (rektal tuşe) belirlenebilir.

• Özellikle babası, amcası, dedesi gibi yakın akrabalarında prostat kanseri olan erkeklerde hastalığın görülme sıklığı en az iki kat daha yüksektir. Ailesinde prostat kanseri olan erkeklerde kontrollere 50 yerine, 40 yaşından itibaren başlanmalıdır.

• Erken teşhis edilen prostat kanserinin tedavisinde son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. Prostat kanserinde erken tanı‘tedavi’ demektir.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.