Anasayfa / Çocuk Sağlığı / Alerji anne karnında mı başlar?

Alerji anne karnında mı başlar?



Alerji anne karnında mı başlar?

Doğum öncesi anne-bebek ilişkisine yakından bakarken, yaşamda her varlığın kendi içinde bir bütün olduğu, iki varlık arasında fiziksel anlamda tam bir birleşmenin mümkün olmadığı gerçeğiyle söze başlamak gerekiyor.

Bu durumun en açık örneğini organ nakillerinde görürüz. Organ nakillerindeki başarısızlığın temel nedeni, bağışıklık sisteminin yeni organın dokulara uyumlu olmadığını anlayıp onu atmaya çalışmasıdır. Organı bağışlayan ile organı alan kişi arasında tam (yüzde 100) genetik uyum sağlanamamışsa, nakledilen dokunun reddinden T1 kanat sorumludur. Nakledilen yeni organın genetik yapısının farklı olduğunu algılayıp, onu yabancı madde olarak kabul eden alıcının T1 hücreleri yeni organı vücuttan atmaya çalışır. Bu nedenle genellikle organ nakillerinde doku reddinin önlenmesi için alıcının T1 sistemini baskılayacak ilaçlardan yararlanılır.

Bebek anne için yabancı mıdır?

Babadan gelen üreme hücresi anne vücudundaki yumurtayla birleştiği andan itibaren oluşan yeni organizma artık ne anneye ne de babaya tam olarak benzemektedir. “Fetüs” adını verdiğimiz bu canlı tamamen farklı bir genetik ve dokuya sahiptir. Bu yüzden de fetüs anne vücudu tarafından yabancı olarak algılanır. Annenin vücudu, döllenme gerçekleştikten hemen sonra üreme hormonları sayesinde yabancı dokunun yani bebeğin anne vücudundan atılmasını engellemek için T2 sistemi devreye sokar ve T1 sistemin çalışmasını yavaşlatır.

Böylece fetüs anne vücudu tarafından atılmadan gebelik sürdürülmüş olur. Ancak bu sağlanırken annenin vücudunda zorunlu olarak alerjiden sorumlu T2 bağışıklık sistemi hâkim olur. Doku reddinden sorumlu T1 sistemin çalışmasının doğal yollardan engellenemediği durumlarda gebelikler maalesef bebeğin anne vücudundan atılmasıyla yani düşükle sonuçlanır.



Sağlıklı bir gebelik sürecinde bebek tamamen anneye bağımlı olarak yaşamını sürdürür. Bu da gebelik süresince bebeğin annenin bağışıklık sisteminin etkisi altında kalması anlamına gelir. Dolayısıyla, annenin bağışıklık sisteminin etkisi altında dünyaya gelen bütün bebekler doğal olarak alerjiden de sorumlu olan T2 hücrelerden baskın bir vücut yapısıyla doğarlar.

alerjiden sorumlu T2 bagisiklik sistemi

Ancak doğum sonrası bebek artık kendi kanatlarıyla uçmak zorunda kalır. Dokuz ay boyunca T2 kanadın çok çalıştığı, T1 kanadın ise zorunlu olarak pasif kaldığı bir bağışıklık sistemiyle dünyaya gelen yeni canlı için bu şekilde dengeli uçmak mümkün olmayacaktır. Bebeğin bağışıklık sistemindeki kanatlar arası dengenin tekrar sağlanması için dokuz ay boyunca hareketsiz kalan T1 kanadın çalıştırılması gerekir.

T1 kanadın temel görevi, mikroplardan vücudu korumak demiştik. Doğal olarak bu sistemin tekrar çalışmaya başlaması ve güçlenmesi için vücudun mikrobik maddelerle temas etmesi gerekir. Eğer doğumdan itibaren bebek mikroplarla yeterince temas etmezse, T1 bağışıklık sistemi güçlenebilmek için yeterince çalışamaz ve terazi T2 sistemin ağırlıkta olduğu haliyle kalır. Kendi kanatlarıyla uçmak zorunda olan bebekte T2 kanatların çok çalışmaya devam etmesi, maalesef dengesiz ve alerjiye yatkın bir bağışıklık sistemini beraberinde getirir.




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.