Anasayfa / Makaleler / 71 yaşında 35 yıl içtiği sigarayı nasıl bıraktı?

71 yaşında 35 yıl içtiği sigarayı nasıl bıraktı?



71 yaşında 35 yıl içtiği sigarayı nasıl bıraktı?
Annemin Sigarayı Bırakma Öyküsü

Annem, 35 yılı aşkın süredir içtiği sigaraya elveda demenin haklı gururunu yaşıyor şimdilerde.

KOAH ve yüksek tansiyon hastası annem, gittiği doktorların uyarılarına rağmen yıllarca tiryakiliğe devam etti. Kendi deyimiyle sigara içmek için her zaman bir bahanesi vardı. Mutluyken, yorgunken, üzgünken, sıkıntılıyken, çayını yudumlarken, yemek sonrasında kahvesini içerken… Ta ki, ilk kez gittiği göğüs hastalıkları uzmanı ona akciğerlerinin iflas etmek üzere olduğunu, sigarayı bırakmazsa anneme oksijen vermek, makineye bağlamak zorunda kalabileceklerini söyleyene kadar!

“İlk defa ölümden böylesine korktum” diyen anneme, yaşadığı bu duygular cebinde bile taşıdığı minik kül tablalarını çöpe attıracak kadar etkili oldu. Ve, sonunda sigarayı bıraktı. Gençken yapamadığını 71 yaşında başarıp sigaraya iki yıl önce elveda diyen annem “Ciğerlerimle nefes aldığımı yıllardır ilk kez hissediyorum” diyor. Yürürken eskisi gibi soluk soluğa kalmıyor.

Onun yaşındaki birinin neredeyse hayatının yarısında kendisine eşlik eden sigara bağımlılığından kurtulabilmesi hiç kolay bir şey değil! Günde bir ya da 1,5 paket sigara içtiği günlerden, sigarasız sabahlara merhaba diyebilmek de…

MAKİNEYE BAĞLANMAKTAN KORKTU, SİGARAYI BIRAKTI!

Annem otoriter, baskın ve yönlendirici doktorlardan etkileniyor; korkutucu mesajların işe yaradığı hastalar arasında yer alıyor. Kırık kolu nedeniyle başvurduğu ortopedi doktoru annemi “Bu geminin kaptanı benim. Bir gemide iki kaptan olmaz. Bugün sizi ameliyat edeceğim” diyerek operasyona ikna etmişti. Gittiği son göğüs hastalıkları uzmanı ise, daha önceki hekimlerine kıyasla daha sert bir iletişim tarzım benimsemişti.51

Emekli öğretmen olan annem; yıllarca doktorluğunu yapan göğüs hastalıkları uzmanının “Hocanım sigarayı bıraksanız iyi olur” gibi tavsiye niteliğinde konuşmalarına kulak aşmazdı. Üstelik doktorunu çok sevmesine ve güvenmesine rağmen! Elbette bunda çabuk yorulma, soluk soluğa kalma gibi yakınmalarının henüz başlamamış olmasının da payı vardı.



Başvurduğu son göğüs hastalıkları uzmanının yaklaşımı, üslubu ise çok farklıydı. Demokrat bir yaklaşım yerine hükme-dici, otoriter bir iletişim tarzı vardı. Üstelik, anneme “canım”, “hayatım” şeklinde hitap ediyordu. İtiraf etmeliyim, kızı yaşındaki bir doktorun anneme bu şekilde hitap etmesi, siz yerine, senli benli, canımlı cicimli konuşması sinirime dokunmuştu. Ama nedense bu iletişim biçimi annemde olumlu sonuç vermişti. Anneme yaşayabileceği en kötü sonucu göstererek “Akciğerlerinin kapasitesi çok kötü canım. Sigarayı hemen bırak yoksa seni makineye bağlamak zorunda kalabiliriz” demişti.

HASTALIKLAR KAPIYI ÇALMADAN ÖNCE…

Kitap boyunca ilaç kullanımı, doktor reçetesine uyum, diyet, sağlıklı beslenme ve kilo yönetimi gibi konularda annemi hep olumsuz örneklerde anlattım. Ama sigara bırakma konusundaki iradesine, kararlılığına da hayranım.

Onca yıl sonra sigarayı bırakma başarısını gösteren annem, kilo vermeyi de neden başaramasın? Yeter ki, doktoru onu sıkı bir diyet yapmaya ve sağlıklı beslenmeyi bir yaşam biçimi olarak benimsemeye ikna edebilsin. Sanıyorum, bunun da yolu, hekiminin annemi biraz korkutmasından; diyabet ve diyet yönetiminin kaptanlığını ele alıp, demokrat bir yaklaşımı bırakmasından geçiyor. Anlaşılan o ki, annem sağlığını, yaşamını kaybetme korkusunu hissetmeden zararlı alışkanlıklarından vazgeçemiyor.

Hep yaşamla kumar oynamaktan bahsediyorum ya! İşte en büyük kumar bu! Hayati bir sağlık problemi kapıyı çalana kadar hiçbir risk yokmuş gibi yaşamak! Oysa bazen hastalıklar kapıyı tıklatmak yerine, gizlice pencereden, bacadan girip organlarımızı, hücrelerimizi hiç beklemediğiniz bir anda esir alabiliyorlar. İşte bu aşamada bazılarının sigarayı, alkolü bırakacak, kilo verecek zamanı bile olabiliyor maalesef!

Yaşamla dalga geçmek yerine; doktorlarımız olası risklerden bahsettiği andan itibaren zararlı alışkanlıklara, hareketsiz bir yaşama, fazla kilolara elveda diyebilmek en doğrusu! Ama acaba bunu kaç kişi yapabiliyor?




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.