Anasayfa / Makaleler / 40 Yaş Gerçekleri

40 Yaş Gerçekleri



3 Eylül’de 40 yaşına girdim.

Bu yaşıma kadar hayatta istediklerimi elde etmeye çalışırken kendimden çok şey verdiğimi fark ettim. Artık -çok da geç olmadan- gerçek hayatın yirmilerimde düşlediğim masal, otuzlarımdaki kâbus olmadığını; hayatın ancak paylaşarak anlamlı hale gelebilecek bir macera olduğunu biliyorum. Bu bilinçle, hayatımın en güzel ve verimli döneminin de başladığına inanıyorum.

Bu hisle oturup bana olgunlaşmaya adım attığımı hissettiren değişimlerimi, yani “40 yaş gerçeklerim”i yazdım:

•    Kendimi başkalarına ispat etme ihtiyacım azalıyor. Daha az otokontrol, daha çok zevk…

•    Her şeye ilgim daha da artıyor. (Şimdiki öğrenme isteğim okul yıllarımda olsaydı, herhalde her seneyi birincilikle bitirirdim!)

•    Başkalarım, daha da önemlisi kendimi bağışlamayı öğreniyorum.

•    İnsanları daha iyi anlıyorum. Olumsuzluklarını tek başına değerlendirmek yerine, ona neden olan savunma sistemlerinin ardına gizlenmiş korkularını görebiliyorum. Şefkat hissim artıyor.

•    Başkalarının beni daha derinden tanımalarını, anlamalarını artık risk olarak görmüyorum. O “savunma sistemimi” korumak için ne kadar enerji harcamış olduğumun farkına ancak şimdi varıyorum.



•    Doğru insan olmadığını düşündüğüm biriyle bir beraberlik yaşamam gerekmediğini artık anladım ve kabul ettim. (Kimbilir kaç tane kurbağa öptüm bunu anlamak için!…) Genelde, bu 40 yaş döneminde bir beraberlik içindeyseniz, bekâr arkadaşlarınız hem ilişkinizi sürdürebilmenizi, hem de özgürlüğünüzü sağlayabilmenizi kıskanırlar.

Eğer yalnızsanız, bu sefer de evli arkadaşlarınız tüm enerjinizi arkadaşlarınıza ve dış dünyayı tanımaya adayabil-menizi kıskanırlar.

•    Yetişkin hayatımdaki tüm seçimlerimin sorumlusu benim. Hayatımdaki olumsuzluklar için suçu hep başkalarına atıp yerimde saymak yerine, adım atmasını öğrendim. (Dış dünyanın bize verdiği zararları konuşup dururuz, kendi kendimize verdiğimiz zararın ne kadarının farkındayız acaba?)

•    Stresi vücudumda tutmamam, biriktirmem gerektiğini öğrendim. Depo dolar dolmaz sağlıklı bir şekilde boşaltabileceğim yürüyüş, yoga ve nefesi izleme gibi teknikleri düzenli olarak uyguluyorum.

•    Enerjimin artmasında en çok faydasının dokunduğuna inandığım şey, problemli yaşamaya takılıp kalmış, negatif insanlardan uzak durmayı öğrenmiş olmam… Suçluluk duygusu mu? Kendimi sevmeye, değer vermeye başlamamla birlikte suçluluk duygum şefkate, derin bir olgunluğa dönüştü…

Kötü günü değil, iyi gününüzü paylanacak dostlar

40. yaş günüme, çalıştığım kuramlarda senelerdir tatilleri dışında hiçbir dersimi kaçırmayan, hikâyelerini benimle paylaşarak kitabım için beni motive eden ve ilham veren 40 öğrencimi davet ettim…




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.